Piyasalar
ABD Borçlanma Maliyeti Artıyor: 39 Milyar Dolarlık 10 Yıllık Tahvil İhalesi Piyasaları Nasıl Etkiliyor
Kısaca
ABD’nin 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesi yaklaşımıyla faiz piyasaları hareketlendi; ihale faizi Mayıs 2006’dan bu yana en yüksek seviyeyi delerek yükseldi. neden şimdi: borçlanma takvimi ve talep karşılama oranları belirsizliği artırıyor; yatırımcı güveni etkileniyor. piyasa ve iş dünyası için sonuçlar: borçlanma maliyetleri yükselirse finansman maliyetleri global ölçekte baskı yapabilir, izlenecek nokta itibari aylar boyunca ihale sonuçları ve talep göstergeleri olacak.
Ana mesele
ABD Hazinesi 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesiyle borçlanma maliyeti artış gösterecek
Ne değişti?
yüksek ihale faizi ve talep göstergeleri borçlanma maliyetlerini olası olarak yükseltecek
Beni nasıl etkiler?
piyasa faizleri ve ihraç maliyetleri küresel yatırımcı davranışlarını etkileyebilir
Ne oldu?
ABD Hazinesi 39 milyar dolarlık 10 yıl vadeli tahvil ihalesi gerçekleştirdi.
Neden şimdi?
Tahvil piyasasında son haftalarda yaşanan satış baskısı sonrası borçlanma takvimi kritik hale geldi.
Neden önemli?
Daha yüksek ihale faizleri, uzun vadeli borçlanma maliyetlerini artırabilir ve yatırımcı güvenini etkileyebilir.
Kimler etkileniyor?
- Küresel yatırımcılar
- Merkez bankaları
- ABD dışı borçlanma yapan ülkeler ve şirketler
Sektör ve piyasa etkisi
Küresel tahvil piyasalarında volatilite ve borçlanma maliyetlerinde artış görülebilir
Riskler
- Faiz oranlarında daha uzun süreli yükseliş
- Talep karşılama oranının düşmesiyle ihale başarısızlığı riski artabilir
Takip edilmesi gerekenler
- İhale sonuçlarındaki talep karşılama oranları
- 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerindeki yönelim
- Yabancı ve merkez bankası alıcılarının payındaki değişim
Haberin tamamı
ABD tahvil piyasasında son haftalarda hızlanan satış dalgasının ardından gözler bu kez doğrudan Washington'ın borçlanma kapasitesine çevrildi.
ABD Hazinesi bugün 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil satarken, yatırımcıların ne kadar yüksek faiz talep edeceği küresel piyasaların ana gündemlerinden biri olacak.10 yıllık ABD tahvil faizi geçen hafta yüzde 5,34'ü aşarak 2002'den bu yana en yüksek seviyesini görmüş, çarşamba sabahı ise yüzde 5,30 çevresinde seyretmişti.Bugünkü ihale bu nedenle rutin bir borçlanma operasyonundan daha fazla önem taşıyor.
Talebin zayıf kalması, dünyanın en büyük tahvil piyasasında yatırımcıların ABD borcunu almak için daha yüksek getiri istediği yönündeki endişeleri güçlendirebilir.Üstelik ABD Hazinesi'nin borçlanma takvimi bugünle bitmiyor.
Yarın 22 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil ihalesi yapılacak.Üç günde 119 milyar dolarlık tahvil piyasaya çıkıyorABD Hazinesi'nin bu haftaki orta ve uzun vadeli tahvil satışlarının toplam büyüklüğü 119 milyar dolara ulaşıyor.Hazine salı günü 58 milyar dolarlık üç yıllık tahvil ihalesi gerçekleştirdi.
Bugün 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil, perşembe günü ise 22 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil satılacak.Salı günkü ilk sınav dikkat çekici bir sonuç verdi.Üç yıllık tahvil ihalesinde oluşan faiz yüzde 4,932 oldu. Bu, üç yıllık ABD tahvillerinde Mayıs 2006'dan bu yana görülen en yüksek ihale faizi olarak kayıtlara geçti.İhalede tekliflerin satış tutarına oranını gösteren talep karşılama oranı 2,62 seviyesinde gerçekleşti.
Önceki ihalede bu oran 2,72 olmuştu.Yurt dışındaki yatırımcılar ve merkez bankaları dahil dolaylı alıcıların payı da önceki ihaleye göre geriledi.Sonuç, tahvil satışının başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak ABD'nin aynı miktarda borçlanabilmek için geçmiş aylara kıyasla daha yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını gösteriyor.Asıl kritik bölüm ise şimdi başlıyor.
Çünkü 10 ve 30 yıllık tahviller, yatırımcıların ABD'nin uzun vadeli enflasyon, kamu borcu ve bütçe görünümüne duyduğu güveni daha doğrudan yansıtıyor.Son ihalelerde yatırımcı daha yüksek faiz istediPiyasadaki tedirginliğin nedeni yalnız tahvil faizlerinin yükselmesi değil. Son haftalarda bazı ABD tahvil ihalelerinde yatırımcı talebinin beklenenden zayıf kalması dikkat çekti.23 Eylül'de yapılan beş yıllık tahvil ihalesinde talep karşılama oranı dokuz yılın en düşük seviyesine indi.
İhalede oluşan faiz ile satış öncesinde piyasada oluşan faiz arasındaki fark üç baz puanın üzerine çıktı.Tahvil piyasasında bu durum, yatırımcıların önceden beklenenden daha yüksek faiz talep ettiğini gösteren önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.Benzer hareketlerin 10 yıllık tahvilde görülmesi halinde piyasanın tepkisi daha güçlü olabilir.Çünkü ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yalnızca Washington'ın borçlanma maliyetini göstermiyor.
Konut kredilerinden şirket tahvillerine, küresel dolar finansmanından gelişmekte olan ülke varlıklarına kadar çok geniş bir fiyatlama zincirinin temel referanslarından biri olarak kullanılıyor.ABD Hazinesi'nin ağustos ayında açıkladığı borçlanma programına göre ekim ayında 10 yıllık tahvil satış büyüklüğü 39 milyar dolar, 30 yıllık tahvil satış büyüklüğü ise 22 milyar dolar seviyesinde tutuluyor.Kısa vadeli borçlanma tarafında ise arz büyümeye devam ediyor.
Hazine, mevsimsel bütçe çıkışları nedeniyle ekim ayında kısa vadeli tahvil ihale büyüklüklerini artırmayı planlıyor.ABD'nin faiz faturası 1 trilyon dolara yaklaştıUzun vadeli faizlerdeki yükselişi daha önemli hale getiren unsur ABD'nin giderek büyüyen kamu borcu.
ABD'nin toplam kamu borcu 40 trilyon doların üzerine çıkarken federal hükümetin yıllık faiz ödemesi yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda.Faiz giderleri vergi gelirlerinin yaklaşık beşte birini tüketiyor.Dolayısıyla 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerinde kalıcı yükseliş yalnız finans piyasalarının sorunu değil.
Yeni borçlanmalar daha yüksek maliyetle çevrildikçe federal bütçenin faiz yükü de artıyor.Piyasalardaki tartışmanın merkezinde bu nedenle iki soru bulunuyor: Yatırımcılar ABD'nin artan tahvil arzını mevcut faizlerden almaya devam edecek mi ve Washington uzun vadeli tahvil satabilmek için ne kadar yüksek getiri sunmak zorunda kalacak?ABD Hazinesi son dönemde eski ve daha az likit uzun vadeli tahvilleri piyasadan geri alarak tahvil piyasasındaki işleyişi desteklemeye çalışıyor.Hazine ağustos ayında uzun vadeli tahvillerde yaptığı geri alımların üst sınırını da artırdı.
Ancak piyasa katılımcıları açısından esas belirleyici unsur yeni tahvil satışlarında oluşan talep olmaya devam ediyor.Faizlerin yükselmesi sürerse ABD'nin uzun vadeli borçlanma yerine daha fazla kısa vadeli borca yönelip yönelmeyeceği de tartışılıyor.
Böyle bir değişiklik uzun vadeli tahvil arzını azaltabilir ancak Hazine'nin borcunu daha sık çevirmek zorunda kalmasına yol açabilir.Türkiye için kritik saatler peş peşe gelecekBugünkü ihale Türkiye dahil gelişmekte olan ülkeler açısından da yakından izlenecek.ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yükseldiğinde dolar cinsinden güvenli yatırımın getirisi de artıyor.
Bu durum yatırımcıların gelişmekte olan ülke tahvilleri ve hisse senetlerinden daha yüksek risk primi talep etmesine neden olabiliyor.Zayıf bir 10 yıllık tahvil ihalesi ABD faizlerini yeniden yukarı itebilir. Böyle bir hareket doların küresel olarak güçlenmesine, gelişmekte olan ülke varlıkları üzerindeki baskının artmasına ve altın gibi faiz getirisi bulunmayan varlıkların zorlanmasına yol açabilir.Güçlü talep ise ters yönde sinyal verebilir.
Yatırımcıların yüzde 5'in üzerindeki getirileri cazip bulması, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin sınırlanmasına yardımcı olabilir.Üstelik piyasaların bugünkü takvimi bununla bitmeyecek.39 milyar dolarlık 10 yıllık ABD tahvil ihalesinin ardından Fed'in 15-16 Eylül toplantısına ait tutanaklar TSİ 21.00'de yayımlanacak.Böylece küresel piyasalar kısa aralıkla iki önemli sınavdan geçecek.Önce yatırımcıların ABD'ye 10 yıllığına hangi faizle borç vermeye razı olduğu görülecek.
Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.
Kaynaklar
ABD Borçlanma Maliyeti Artıyor: 39 Milyar Dolarlık 10 Yıllık Tahvil İhalesi Piyasaları Nasıl Etkiliyor · Mercek akışına dön