Piyasalar

BIST’te 13.400 direnci aşılamıyor; güven eksikliği ve likidite baskısı piyasalarda tansiyonu artırıyor

Kısaca

BIST 100’de 13.400 direnci aşılmayarak satış baskısı derinleşti; 12.800 ve altına gerileme potansiyeli masada Güvensizlik ortamı yatırımcıları TL mevduatına ve bankalara yönlendirdi; BES ve para piyasası fonları da çıkışta Merkez Bankası’ndaki fazla likidite 1,1 trilyon TL seviyesine yükseldiği bildiriliyor; yabancı takas oranında 18 Eylül’den itibaren artış takip ediliyor

Ana mesele

BIST’te satış baskısının derinleşmesi ve güven kaybı mevcut tabloyu yönlendiriyor

Ne değişti?

13.400 direncinin aşılamamasıyla birlikte satış baskısının sürmesi ve güven eksikliğinin netleşmesi

Beni nasıl etkiler?

Yatırımcılar için olumsuz görünüm, riskten kaçınma eğiliminin güçlenmesi

Ne oldu?

BIST 100 endeksinde 13.400 direnç olarak öne çıktı; geçilemediği belirtiliyor

Neden şimdi?

Piyasalardaki güven eksikliği ve tasfiye süreçleriyle birlikte satış baskısı artıyor

Neden önemli?

Güven kırılınca yatırımcı riskleri azaltma yönünde hareket ediyor; piyasa oynaklığı yükselir

Kimler etkileniyor?

  • Yatırımcılar
  • Aracı kurumlar

Sektör ve piyasa etkisi

Piyasalarda satış baskısı ve volatilite yükselir; teknik dirençler önemli hale gelir

Riskler

  • Güven kaybının derinleşmesi
  • Likidite akışlarının değişmesi
  • Tasfiye süreçlerinin etkileri

Takip edilmesi gerekenler

  • 13.400 direncinin kırılıp kıramayacağı
  • TL mevduatına ve bankalara yönelişin sürüp sürmeyeceği
  • Merkez Bankası likidite durumunun izlemesi
  • Yabancı takas oranı hareketlerindeki trend

Haberin tamamı

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın. Takip Et Borsa İstanbul'da keskin düşüşlerin ardından olumsuz tablonun sürdüğünü belirten Dr. Sevgen, BIST 100 endeksinde 13.400 direnç seviyesinin bir türlü aşılamadığını vurguladı. Bu seviye geçilmediği sürece aşağıda 12.800 ve daha altı seviyelere gerileme potansiyelinin masada kalmaya devam ettiğini ifade eden Dr. Sevgen, BIST Tüm endeksindeki sert satış dalgasıyla birlikte fiyatlamaların Ocak ayı seviyelerine kadar geri çekildiğini aktardı. Piyasada 500’den fazla hissenin günü eksiyle kapattığını ve ciddi bir stres yaşandığını kaydeden Dr. Sevgen, mevcut tablonun şirketlerin temel yapılarından ziyade süreçteki yan etkilerden kaynaklandığını söyledi.

Piyasadaki en temel ve kritik sorunun güven eksikliği olduğuna dikkat çeken Dr. Sevgen, yatırımcıların panik halinde riski en aza indirme dürtüsüyle hareket ettiğini dile getirdi. Bu güvensizlik ortamı nedeniyle yatırımcıların yalnızca hisse senetlerinden değil, bireysel emeklilik (BES) ve para piyasası fonlarından dahi çıkarak TL mevduatına ve bankalara yöneldiğini belirtti. Son dönemde bazı kurumlar hakkında yürütülen para transferi incelemelerinin ve kulaktan kulağa yayılan spekülasyonların piyasadaki tedirginliği tırmandırdığını savunan Dr. Sevgen, bu güven kırılmasının bir an önce giderilmesi gerektiğini, aksi takdirde sermaye piyasalarının ağır bir darbe alacağını vurguladı. Öte yandan, Merkez Bankası’ndaki fazla likiditenin 1,1 trilyon TL seviyesine yükseldiğine işaret eden Dr. Sevgen, yabancı takas oranında 18 Eylül’den bu yana görülen artışın detaylıca incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Piyasanın gündemindeki fon tasfiye süreçlerini de değerlendiren Dr. Sevgen, tasfiye edilecek fonların içerisinde yer alan hisselere ilişkin yatırımcı paniğinin piyasa fiyatlamalarını bozduğunu söyledi. 1 Ekim itibarıyla BIST 30 endeksinde yapılacak değişikliklerin ardından serbest marjlı ihaleler veya blok satış gibi yöntemlerin gündeme gelebileceğini belirten Dr. Sevgen, endeksteki ağırlıklar nedeniyle bu adımların zamanlamasının kritik olduğunu ifade etti. Aracı kurumlara ve finansal yapılara yönelik asılsız spekülasyonların sistemsel risk yaratabileceğine işaret eden Dr. Sevgen, yatırımcı varlıklarının Takasbank güvencesinde tutulduğunu ve mevcut durumda kurumsal bir kayyum veya el koyma durumunun bulunmadığını hatırlattı.

Küresel piyasalarda ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %5,20 seviyesine dayandığını ve 2006-2007 kriz öncesi dönemdeki kritik eşiklerin görüldüğünü aktaran Dr. Sevgen, bu tablonun Türkiye gibi dış borcu yüksek ülkeler üzerinde borçlanma maliyeti baskısı tırmandıracağını vurguladı. Emtia tarafında ise gümüşte 65-66 dolar seviyesi aşılmadıkça yukarı yönlü hareket beklenmediğini, desteğin 62 dolarda bulunduğunu söyledi. Altında 4.300 doların adil fiyat seviyesi olduğunu belirten Dr. Sevgen, alım yönlü net bir trend için 4.350-4.400 dolar bandının geçilmesi gerektiğini kaydetti. Bakırın yapay zeka yatırımları ve sanayi talebiyle öne çıktığını belirten Dr. Sevgen, Brent petrolde 96 doların altına inilmediği sürece 110 dolara kadar yükseliş potansiyelinin ve yüksek riskli bölgenin korunduğunu sözlerine ekledi.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

BIST’te 13.400 direnci aşılamıyor; güven eksikliği ve likidite baskısı piyasalarda tansiyonu artırıyor · Mercek akışına dön