Piyasalar

Borsada belirsizlik baskısı sürüyor: Dr. Nuri Sevgen’den piyasa, fonlar ve faiz değerlendirmesi

Kısaca

BIST 100, en düşük 12.314 seviyesini gördü ve 12.374 üzerinden negatif kapattı; halka arz endeksi 200.000 sınırına yaklaştı. Neden şimdi: belirsizlik ve tasfiye süreçleri yatırımcı güvenini zedeliyor; 455 bin hesap etkilendi. Piyasa sonucu: likidite sorunları nedeniyle işlem hacimleri düşüyor; izlenecek nokta 12.300 seviyesi ve tasfiye süreçlerinin takibi

Ana mesele

BIST endekslerinde düşüş baskısı belirginleşirken belirsizlik ve fon tasfiye süreçleri yatırımcı güvenini zedeliyor.

Ne değişti?

Belirsizlik ve tasfiye sürecinin piyasayı baskı altında tutması, yatırımcıların önünü görmeyi güçleştiriyor ve likiditeye odaklanmalarına yol açıyor.

Beni nasıl etkiler?

Okuyucuya kısa vadede likidite riskinin arttığı ve güvenli limanlar arayışının yükseldiği hissi verir.

Ne oldu?

Dr. Nuri Sevgen, BIST hacimlerinin 17 Eylül sonrası belirgin şekilde gerilediğini ve tasfiye edilen fonlar ile Tera’nın işlemlerinin durdurulmasının etkili olduğunu belirtti.

Neden şimdi?

Belirsizlik ve fon tasfiye süreçlerinin devam etmesi; yatırımcılar için görünüm netleşmiyor.

Neden önemli?

Piyasa güveni ve likidite doğrudan yatırım kararlarını etkiliyor; sermaye akımları yön değiştiriyor.

Kimler etkileniyor?

  • Yatırımcılar
  • Fon yöneticileri

Sektör ve piyasa etkisi

BIST içindeki endeksler ve fonlar üzerinde baskı devam ediyor; likidite daralması gözlemleniyor.

Riskler

  • Likidite riski artışı
  • Güven kaybı nedeniyle tasfiye baskıları
  • Piyasa volatilitesinin yükselmesi

Takip edilmesi gerekenler

  • 12.300 seviyesindeki destek kırılırsa 11.900-12.000 bandına geri çekilme potansiyeli
  • 200 günlük dolarlık endeksin hareketleri
  • Tasfiye süreçlerine ilişkin resmi yazılar ve incelemeler

Haberin tamamı

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın. Takip Et Dr. Nuri Sevgen, Borsa İstanbul’da işlem hacimlerinin 17 Eylül sonrasında belirgin bir şekilde gerilediğini ve altı kurumun işlemleri ile Tera’nın işlemlerinin durdurulmasının piyasada etkili olduğunu ifade etti. BIST 100 endeksinin günü 12.314 en düşük seviyesini görerek 12.374 seviyesinden negatif tamamladığını belirten Dr. Sevgen, asıl sıkıntının tüm endeks ve halka arz endeksinde yaşandığını vurguladı. Tüm endeksin 48.500 seviyesine gerileyerek geçen yılın temmuz-ağustos dönemindeki seviyelerine indiğini, halka arz endeksinin ise 200.000 sınırına yaklaşarak Şubat ayından bu yana en düşük seviyeyi gördüğünü kaydetti.

Piyasadaki teknik görünüm ve risklere değinen Dr. Sevgen, endekste 12.300 seviyesinin kritik bir destek noktası olduğunu, bu seviyenin altına sarkılması halinde 11.900-12.000 bandına kadar geri çekilme potansiyeli bulunduğunu dile getirdi. Dolar bazlı endeksi de değerlendiren Dr. Sevgen, endeksin 240 dolar civarında 200 günlük ortalamaya tutunduğunu, 2004 yılından bu yana 120 dolar ile 500 dolar geniş bandı arasında hareket ettiğini ve mevcut durumda bu bandın ortalarında yer aldığını söyledi.

Piyasa üzerindeki en büyük baskı unsurunun fonlarla ilgili belirsizlik olduğunu belirten Dr. Sevgen, yatırımcıların önünü göremediğini ve ucuz hisselerde dahi ‘daha ucuzu olabilir’ düşüncesiyle beklemede kaldığını vurguladı. Tasfiye edilen fonlar ve para piyasası fonlarındaki gelişmelerin ciddi bir güven kaybı yarattığını belirten Dr. Sevgen, yaklaşık 455 bin hesabın etkilendiği bu süreçte yatırımcıların fonlarını satarak banka mevduatına veya TMSF limitleri dahilinde mevduat hesaplarına yöneldiğini ifade etti.

Fon içeriklerinde yer alan özel sektör tahvilleri ve hisse senetlerinin yarattığı likidite sıkıntısına dikkat çeken Dr. Sevgen, BIST 30 dâhil birçok hisse senedinde taban serilerinin yaşandığını ve bu tabanların çözülmesinin zaman alacağını söyledi. Aracı Kuruluşlar Birliği'nden kurumlara Ziraat Bankası ve fonların tasfiyesine ilişkin inceleme yazıları gönderildiğini aktaran Dr. Sevgen, önlerinde net bir takvim ve resmi açıklama bulunmadığını, durum netleşmeden borsada yukarı yönlü kalıcı bir hareket beklemenin aşırı iyimserlik olacağını ifade etti.

FTSE Russell’ın Türkiye’yi gelişmekte olan piyasalar statüsünde tutma kararını olumlu ancak temkinli bir adım olarak niteleyen Dr. Sevgen, bu kararın her şeyin düzeldiği anlamına gelmediğini, uluslararası kurumların piyasayı izlemeyi sürdürdüğünü söyledi. Kasım ayında MSCI’dan da benzer nitelikte açıklamalar beklendiğini aktaran Dr. Sevgen, MSCI sürecinin piyasadaki aksaklıkları görünür kılan bir tetikleyici olduğunu, asıl odaklanılması gereken konunun iç piyasadaki denetim ve düzenleme eksiklikleri olduğunu belirtti.

TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Plan Bütçe Komisyonu'ndaki sunumunu değerlendiren Dr. Sevgen, Karahan’ın temkinli bir duruş sergilediğini ve doğrudan bir faiz indirimi mesajı vermediğini kaydetti. Bankacılık sisteminde likidite sıkıntısının bulunmadığını, aksine EVDS verilerine göre 93,5 milyar TL düzeyinde bir likidite fazlası olduğunu vurgulayan Dr. Sevgen, TCMB’nin bu likiditeyi kontrol altında tuttuğunu ve vadeli mevduat faizlerinin de son günlerde %38,5 seviyelerinden %37'nin altına gerilediğini belirtti.

Altın ve gümüşteki hareketi de ele alan Dr. Sevgen, altının 4.100 dolar desteğinde tutunmaya çalıştığını, bu seviyenin kırılması durumunda 4.000 dolar bandının gündeme gelebileceğini ifade etti. Çin Merkez Bankası’nın altın rezervlerini artırmaya devam ettiğini ve ana hikayede bir bozulma olmadığını belirten Dr. Sevgen, gümüşte ise 60 dolar seviyesinin kritik destek olduğunu, kırılması halinde 55 dolar seviyesine kadar çekilme riski bulunduğunu söyledi.

Son olarak bir yıllık portföy önerisine değinen Dr. Sevgen, kendi bireysel emeklilik portföyünde %50 hisse senedi (ağırlıklı olarak İş Bankası grubu, Koç grubu ve yüksek temettü ödeyen şirketler) ve %50 kıymetli madenler (gümüş ağırlıklı) dengesini koruduğunu, her ay düzenli yatırıma devam ettiğini açıkladı.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Borsada belirsizlik baskısı sürüyor: Dr. Nuri Sevgen’den piyasa, fonlar ve faiz değerlendirmesi · Mercek akışına dön