Ekonomi
Boyada büyüme, hacimde değil katma değer ve inovatif üründe
Kısaca
Dekoratif boya pazarında hacimsel büyüme sınırlı; payı yüzde 60, değersel pay yüzde 40 olarak kalıyor. Faiz yükselişi ve konut satışlarındaki yavaşlama, renovasyon tarafında tüketici davranışlarını değiştiriyor; ev boyamada sıklık ve kapsam daralıyor. Şirketler hâlâ ısıl bir dengelenme içinde; 2026'nın ilk yarısında sektör sağlıklı bir dengeye ulaştı, maliyet yönetimi ve verimlilik kilit rol oynuyor.
Ana mesele
Dekoratif boya pazarında hacim büyümesi sınırlı kalırken katma değer odaklı ürünler ile karlılık korunuyor
Ne değişti?
Küresel ve yerel dinamikler sürdürülebilir kârlılığı katma değerli ürünlerle destekliyor
Beni nasıl etkiler?
Okuyucular için sektörün kârlılık odaklı dönüşümünü özetliyor
Ne oldu?
Pandemi sonrası ivmeli büyüme sonrası pazar 10 yıllık ortalamalarına çekiliyor.
Neden şimdi?
Kamu politikaları ve yüksek faizler konut talebini baskılıyor; deprem sonrasındaki inşaat hareketliliği azalıyor.
Neden önemli?
Pazar dengesi şirketlerin kârlılık stratejilerini etkiliyor; katma değerli ürünler ön plana çıkıyor.
Kimler etkileniyor?
- Dekoratif boya üreticileri
- Tüketiciler
- Proje ve renovasyon kanallarında faaliyet gösteren firmalar
- Perakende boya zincirleri
Sektör ve piyasa etkisi
Renovasyon kanalında talep yapısal olarak değişiyor; küçük ambalaj talebi artıyor
Riskler
- Talep belirsizliği
- faiz ve enflasyon baskısı
- rekabet
Takip edilmesi gerekenler
- Katma değerli ürün portföyü genişlemesi
- maliyet yapısındaki değişiklikler
- piyasa konsolidasyonu
- yenilikçi ürün lansmanları
Haberin tamamı
<p><strong>MERVE YİĞİTCAN</strong></p>
<p>Pandemi sonrasında yaşanan hızlı talep artışının ardından küresel ve yerel makroekonomik dinamiklerin etkisiyle dengelenme sürecine giren Türkiye dekoratif boya sektörü, 2026 yılıyla birlikte daha stabil ve nitelik odaklı bir seyre geçti. Faiz oranlarındaki yüksek seyir, konut satışlarındaki yavaşlama ve alım gücündeki gerilemeye karşın sektör, kârlılığını katma değerli ürün portföyü ve verimlilik odaklı maliyet yönetimiyle korumaya çalışıyor.</p>
<p>Yaklaşık 1 milyon tonluk hacme sahip Türkiye boya pazarında dekoratif boyalar hacimsel olarak yüzde 60, değersel olarak ise yüzde 40’lık bir paya sahip bulunuyor. Sektördeki son gelişmeleri ve şirket hedeflerini değerlendiren Marshall Boya Genel Müdürü Özgür Orçunus, Covid-19 sonrası yaşanan ivmeli büyümenin ardından pazarın kendi 10 yıllık ortalamasına çekildiğini vurgulayarak, zorlu konjonktüre karşın stratejik adımlarla büyümeyi sürdürdüklerini belirtti.</p>
<h2>Proje ve renovasyon kanallarında daralma </h2>
<p>Türkiye’de faizlerin hızlı yükselişi ve makroekonomik politikalardaki değişimlerin ev satışları ile proje tarafında daralmaya yol açtığına dikkat çeken Orçunus, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki deprem sonrası başlayan büyük çaplı inşaat projelerinin tamamlanmasıyla birlikte bu alandaki hareketliliğin de sakinleştiğini söyledi.</p>
<p>Pazarın yüzde 80’ini oluşturan renovasyon kanalında da tüketici davranışlarının değiştiğine işaret eden Orçunus, şu değerlendirmede bulundu: “Eskiden tüketiciler 3-4 yılda bir evlerinin tamamını boyatırken, artan enflasyonist baskılar ve alım gücü kısıtları nedeniyle bu süre 5 yıl ve üzerine çıktı. Tüketiciler artık tüm evi boyatmak yerine sadece belirli alanlara, örneğin çocuk odası veya salona yöneliyor. Bu durum küçük ambalaj boyutlarına olan talebi artırırken, pazarın genel hacminde tek haneli küçülmeleri beraberinde getiriyor. Ancak 2026’nın ilk yarısında yaşanan bu seyir, Covid sonrası aşırı ısınmanın ardından pazarın sağlıklı bir dengelenme noktasına ulaştığını gösteriyor.”</p>
<h2>Maliyet dengeleri değişiyor </h2>
<p>Boya uygulamalarında ilginç bir maliyet dengesinin ortaya çıktığına değinen Orçunus, geçmiş yıllarda toplam boyatma maliyeti içerisinde boyanın payı yüzde 50 civarındayken, ustaların enflasyona karşı hızlı fiyat ayarlamaları yapmasıyla bu oranın yüzde 25’e gerilediğini söyledi. Sektörün en büyük maliyet kalemini oluşturan hammaddenin yüzde 80’den fazlasının ithal girdilere dayalı olduğunu hatırlatan Orçunus, jeopolitik risklerin maliyetler üzerindeki baskısına dikkat çekti. Hammadde maliyetlerinde döviz bazında yüzde 7-8 seviyesinde artış yaşandığını belirten Orçunus, TL bazındaki hammaddelerin ise asgari ücret ve iç enflasyon etkileriyle yüzde 30’un üzerinde yükseldiğini ifade etti.</p>
<h2>Ciro 3,2 milyar TL’ye ulaştı </h2>
<p>Orçunus, finansal performansa ilişkin şu verileri paylaştı: “Enflasyon muhasebesinden arındırılmamış rakamlarla geçen yılın ilk yarısında 2,6 milyar TL olan ciromuzu, bu yılın ilk yarısında 3,2 milyar TL seviyesine çıkardık. Faaliyet kârımızda ve dönem kârlılığımızda çok ciddi bir artış kaydettik."</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">PAZAR 2027’DE İVME KAZANACAK</span></h2>
<p>Sanayi Bakanlığı akreditasyonuna sahip Ar-Ge merkezlerinde Türkiye pazarının ve ustalarının yüksek beklentilerine özel lokal formülasyonlar geliştirdiklerini belirten Orçunus, iç pazardaki gücün yanı sıra ticari kanala da aralıksız yatırım yaptıklarını vurguladı. AkzoNobel’in global pazar yapılanması nedeniyle belirli coğrafi sınırlamalara tabi olduklarını aktaran Orçunus, buna karşın KKTC başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ve yakın coğrafyada aktif bir ihracat operasyonu yürüttüklerini belirtti. İhracatın ciro içindeki payını son 5 yılda iki katına çıkararak yüzde 7 seviyesine taşıdıklarını ve KKTC dekoratif boya pazarında lider konumda bulunduklarını kaydetti. 2027 yılına ilişkin öngörülerini de paylaşan Orçunus, faizlerde yaşanabilecek olası düşüşler ve makroekonomik istikrarla birlikte pazarın yeniden ivme kazanacağını, Marshall olarak her koşulda kârlı ve pazar payını artıran büyüme çizgilerini koruyacaklarını sözlerine ekledi.</p>
Kaynaklar
Boyada büyüme, hacimde değil katma değer ve inovatif üründe · Mercek akışına dön