Ekonomi

Erdoğan'dan fon soruşturmasında sert mesaj: Fahiş kazancın bedelini ödeteceğiz ifadesi ve tasfiye adımları

Kısaca

Erdoğan, fon soruşturmasında sert mesaj vererek fahiş kazancın bedelinin ödetileceğini ifade etti. Tasfiye süreçlerinin normalleşmesiyle ödemeler hızlandırılacak. İnovasyon Haftası’ndaki yapay zekâ ve teknoloji odaklı açıklamalar iş dünyasında regülasyon ihtiyacını hatırlattı. İnovasyon Haftası temasının iş dünyasına etkisi, teknoloji yatırımlarının desteklenmesi ve yatırımcı güveninin korunması yönünde oldu. Gelecek dönemde fon piyasası ve regülasyonlar takip edilerek yatırımcı akışlarının yönü izlenecek.

Ana mesele

Erdoğan, fon soruşturmasındaki ilerlemenin yatırımcı güvenini etkileyebileceğini ve tasfiye süreçlerinin hızlanacağını belirtti.

Ne değişti?

İnovasyon Haftası kapsamında teknoloji yatırımları ve yapay zekâ vurgusu öne çıktı.

Beni nasıl etkiler?

Okuyucuya yatırımcı güveni ve piyasa hareketleri konusunda farkındalık kazandırır.

Ne oldu?

Erdoğan, fon soruşturmasıyla ilgili sert mesaj verdi ve tasfiye süreçlerini hatırlandı.

Neden şimdi?

Soruşturmalarda yeni bilgiler ve itiraflar ışığında sürecin derinleşmesi söz konusu olabilir.

Neden önemli?

Fon piyasasının sağlığı, tüm sermaye piyasalarını etkiler ve yatırımcı güvenini doğrudan etkiler.

Kimler etkileniyor?

  • yorumcular ve yatırımcılar
  • finansal kurumlar

Sektör ve piyasa etkisi

Fon piyasası ve tasfiye süreçleri yakın takip altında

Riskler

  • Yatırımcı güveninin düşmesi
  • Piyasa volatilitesinin artması
  • Regülasyon baskılarının büyümesi

Takip edilmesi gerekenler

  • Soruşturma ilerleyişi ve yeni kanun tekliflerinin yasalaşması
  • Olağanüstü tasfiye sürecinin uygulanabilirliği
  • Yatırımcılar arasındaki risk iştahı

Haberin tamamı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasında yaşanan sorunların 17 Eylül'den itibaren atılan adımlarla kontrol altına alındığını açıkladı. Manipülasyonla haksız kazanç elde edenlere sert tepki gösteren Erdoğan, soruşturmaların yeni bilgiler ve itiraflar ışığında derinleştirildiğini söyledi.

Fon Koordinasyon Kurulunun oluşturulduğunu belirten Erdoğan, olağan tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımcılara ödemelerin başladığını, olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM'deki kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemelere geçileceğini bildirdi.

Erdoğan, fon piyasasındaki sorunların bütün sermaye piyasalarını zan altında bırakmak için kullanılmasına da karşı çıkarak, sürecin yatırımcılara ve reel sektöre zarar vermeden yürütülmesinin önemini vurguladı.

Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı'nda konuşan Erdoğan, fon soruşturmasının yanı sıra teknoloji yatırımları, yapay zekâ, girişimcilik ve savunma sanayisine ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Dün itibarıyla başlayan İnovasyon Haftası'nın bu yılki temasının 'İnsanlığın Yeni Evresi' olarak belirlenmesi, son derece anlamlı bulduğum bir konu. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatımızın her alanında köklü değişimler yaşanırken iş dünyamızın bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespiti şüphesiz çok çok önemlidir, yerinde bir hassasiyetin ifadesidir.

Şu bir gerçek ki teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor, daha doğrusu umursanmıyor. İnsanı ve insani değerleri dışlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil; iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır.

İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişeler.

Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. Yüz milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk.

Kimilerinin teknokrasi, kimilerinin tekno-faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz. Bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli buluyorum. Türkiye İnovasyon Haftası'nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı veren herkese şimdiden şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî Teknoloji Hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık.

Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanımızın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalışıyoruz. Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST'lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor.

2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz.

Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız.

Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştık. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz. Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık.

KOBİ'lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı'nı devreye aldık. Yine yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı'yla gelecek vizyonumuzu sizlerle paylaştık. Buna göre veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge Dil Modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız.

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Erdoğan'dan fon soruşturmasında sert mesaj: Fahiş kazancın bedelini ödeteceğiz ifadesi ve tasfiye adımları · Mercek akışına dön