Ekonomi
Eylül Enflasyonu Düşüşü Merkez Bankası’na Faiz İndirimi Kapısını Açıyor mu?
Kısaca
Eylül ayında TÜFE aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 olarak açıklandı; yıllık enflasyon yüzde 30'un altına indi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki katkı beklenenden farklı geldi; aylık katkı -0,05 puan oldu; Web TÜFE ayrı hesaplamalarında büyük katkılar öne çıktı. Merkez Bankası’nın faiz indirimi için kapı açık görünüyor; karar için enflasyon eğilimleri ve piyasa tepkileri izlenecek.
Ana mesele
Eylül enflasyonu beklentilerin altında kaldı; Merkez Bankası için faiz indirimine elverişli görünüm güçlendi.
Ne değişti?
İstatistiklerdeki düşüşün hangi kalemlere yansıdığı ve risklerin finansal piyasalara etkileri netleşti.
Beni nasıl etkiler?
Piyasa güveni ve politika beklentileri üzerinde net etkiler doğabilir.
Ne oldu?
TÜİK verileri Eylül’de enflasyonu beklenenden daha hızlı düşürdü.
Neden şimdi?
Gıda kalemindeki farklar ve piyasa beklentileri nedeniyle değerlendirme kritikleşti.
Neden önemli?
Finansal piyasalarda güven ve politika yönelimlerini etkileyebilir.
Kimler etkileniyor?
- Yatırımcılar
- Bankalar
- Sanayi şirketleri
- Tüketiciler
Sektör ve piyasa etkisi
Finansal piyasalarda yön arayışı ve tüketici kredileri üzerinde baskı oluşturabilir.
Riskler
- Piyasa volatilitesi artabilir
- Gıda kalemindeki belirsizlik artırabilir
- Politik kararlar netleşmeyebilir
Takip edilmesi gerekenler
- TCMB kararlarına yön veren enflasyon göstergeleri
- Gıda kalemindeki fiyat hareketleri
- Döviz kuru davranışları
- Piyasa beklentileri ve CDS primleri
Haberin tamamı
<p><strong>Eylül enflasyonunun beklentilerin belirgin altında kalması ve yıllık TÜFE’nin yüzde 30’un altına gerilemesi, Merkez Bankası’nın faiz indirimi için elini güçlendirdi. Ancak, para politikasının asıl sınavı finansal piyasalarda yaşanıyor. Yüzde 29,73’e gerileyen yıllık enflasyon ve zayıflayan talep indirimin kapısını aralasa da fon krizinin mevduat, döviz ve beklentiler üzerindeki olası etkileri TCMB’yi ihtiyatlı olmaya zorluyor.</strong></p>
<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon rakamları beklenenden oldukça iyi geldi. TÜFE, Eylül’de aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 arttı. </strong>Böylece yıllık enflasyon Ağustos’taki yüzde 31,51'den 1,78 puan gerileyerek uzun zaman sonra ilk kez yüzde 30'un altına inmiş oldu.</p>
<p><strong>Piyasa beklentisi ortalama yüzde 2,20 idi. Hem kurumlar hem de bireysel anlamda beni en çok şaşırtan unsur gıda fiyatları.</strong> Gıda ve alkolsüz içecekler grubu aylık yüzde 0,20 gerileyerek manşet enflasyona negatif 0,05 puan katkı vermiş. Yani enflasyonu temelde aşağı çeken kalem gıda ve alkolsüz içecekler. <strong>Oysa tahmin verenler bu grubun katkısının pozitif (yükseltici) olmasını bekliyordu. </strong></p>
<p><strong>Alternatif hesaplama yöntemlerinde de pek bir alternatifimiz kalmadı. </strong></p>
<p>İTO’nun Ağustos ayı enflasyon hesaplamasındaki metodoloji hatasına İTO cephesinden yanıt gelmedi. İTO’nun İstanbul TÜFE hesaplaması, daha önce de hatalı sonuçlar vermesi nedeniyle bende elendi.</p>
<p>Web TÜFE benim en büyük favorim. <strong>Web TÜFE’de, en büyük 3 pozitif katkı; gıda ve alkolsüz içecekler (0,622 puan), ulaştırma (0,596 puan) ve giyim ve ayakkabı (0,304 puan) olmak üzere toplamda 1,52 puan katkı yaparak Web TÜFE’nin manşet enflasyonun yaklaşık yüzde 67’sini oluşturduğu açıklandı. </strong>TÜİK verisinde, gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki bu olağandışı farkın neden kaynaklandığı konusu bence büyük bir soru işareti olarak duruyor. <strong>Geçtiğimiz yıllarda da giyim kaleminde olağandışı farklar çıkardı. Şimdi ‘Giyim’in rolünü ‘Gıda ve Alkolsüz İçecekler’ üstlenmiş gibi görünüyor. </strong></p>
<p><strong>Normal şartlarda şeffaflık adına TÜİK’in bu kritik enflasyon verisindeki olağandışı farkın nedenini açıklaması beklenir. Ancak bizde kurumlar tamamen kapalı sistem şeklinde çalıştığı için, böyle bir açıklamayı beklemek saflık olur. </strong></p>
<p>Yüzde 30 hâlâ çok yüksek, ancak psikolojik olarak yüzde 30’un altını görmüş olmak Merkez Bankası’nın elini güçlendirecek bir durum olduğu konusunda da sanırım herkes hem fikirdir.</p>
<p><strong>Merkez Bankası’nın elini güçlendirmek kastım, yılın sonuna gelinirken kalan son iki toplantıda politika faizini yüzde 37’den yüzde 35’e indirmesi için alan kazanması. </strong></p>
<p>Böylece politika faizi yüzde 37 iken, yıllıklandırılmış TÜFE yüzde 29,73’e ve yıllıklandırılmış çekirdek enflasyon (C Endeksi) ise yüzde 28,70’e gerilemiş oldu. <strong>Basit hesapla, ex-post reel faizin yaklaşık 7,3 puana yükselmesi, Merkez Bankası’na sıkı duruşunu bozmadan sınırlı bir adım atma alanını bırakıyor. En azından 22 Ekim 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısı için 100 baz puan indirim cepte gibi görünüyor. </strong></p>
<p><strong>Öte yandan, mevsimsellikten arındırılmış verilere baktığımızda, Eylül ayı mevsim etkisinden arındırılmış TÜFE yüzde 1,61 geldi. Geçtiğimiz ay (Ağustos) bu veri yüzde 2,29 idi. Olağandışı bir iyileşme burada da göze çarpıyor.</strong> 2026 yılının 9. ayı boyunca 3. kez yüzde 2 altında gelen ve tüm yıl boyunca en düşük mevsim etkisinden arındırılmış TÜFE ile karşılaştık Eylül’de. Bu önemli bir gösterge. Keza; mevsim etkisinden arındırılmış çekirdek enflasyon verileri de (B ve C Endeksi) geçtiğimiz aylardan iyi. <strong>Bu da Merkez Bankası’na alan yaratan hususlardan biri.</strong></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış verilerde serinin önceki aylarında sürekli bir güncelleme olduğu dikkatinizi çeker. Ancak bu normal ve uluslararası standartların da bir gereği. </strong>Modele eklenen yeni ayın verisi, yılın o dönemindeki fiyat davranışları ve mevsimsel şablon (seasonal pattern) hakkında algoritmaya taze bilgi sunar<strong>. Sistem, güncel bilgiyi kullanarak serideki geçmiş tüm ayların mevsimsel çarpanlarını geçmişe dönük olarak yeniden kalibre eder.</strong> Çarpanlar değiştiği için önceki ayların arındırılmış değeri de matematiksel olarak yeniden hesaplanır. <strong>Arındırma filtreleri hem geriye dönük hem de ileriye dönük hareketli ortalamalar üzerinden çalışır.</strong> Serinin en sonuna yeni bir veri noktası eklendiğinde, kullanılan çift yönlü filtreler nedeniyle geçmiş ayların tahmin edilen eğilim ve mevsimsellik değerlerinde ufak tefek oynamalar meydana gelir. Mevsimsel verileri de takip edenler açısından bu küçük bilgilendirmeyi yapmadan geçmek istemedim.</p>
<p>Bütün bunların yanında, zayıflayan talep koşulları da bence olası bir indirim için alan yaratan unsurlardan biri sayılabilir. <strong>Talepte keskin bir düşüş olmasa bile, ılımlı bir zayıflama geçmiş aylardan bu yana gözlemlediğimiz bir gerçeklik. Özellikle konut ve otomobil satışlarında bu talep azalışını gözlemliyoruz. </strong></p>
<p>Yukarıda saydığım unsurlar faiz indirimine kapı açabilecek pozitif olarak değerlendirilebilecek hususlar. <strong>Geçtiğimiz haftalarda yine bu sütunlarda da belirttiğim gibi, örneğin Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı 3 temel kritere dayanıyor. </strong>Belki buradan yola çıkarak, TCMB için faiz indirimi kapısının açılıp açılmadığını bir kez daha düşünmekte fayda var.</p>
Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.
Kaynaklar
Eylül Enflasyonu Düşüşü Merkez Bankası’na Faiz İndirimi Kapısını Açıyor mu? · Mercek akışına dön