Ekonomi

Fed’in ilave faiz artışları olasılığı: Waller İstanbul’da sinyaller verdi ve enflasyon baskısı sürüyor

Kısaca

Fed’in ilave faiz artışları olasılığı, Waller’ın sözleriyle gündemde kaldı; veriler olumlu gelirse artış ihtimali güçlenebilir. FOMC’nin eylül toplantısında faiz 3,75-4 aralığına yükseldi; enflasyon enerjinin etkisiyle baskılanmıyor. Enerji fiyatları ve yapay zeka altyapı yatırımları, enflasyon görünümünü etkileyen kilit etmenler olarak öne çıkıyor.

Ana mesele

Fed’in ilave faiz artışları olasılığı, veri akışına bağlı olarak gündemde kalıyor.

Ne değişti?

İlk yarıda istikrar kazanan iş gücü piyasası ve enerji fiyatlarındaki baskı, politika alanını belirliyor.

Beni nasıl etkiler?

Kur dalgalanmaları ve borçlanma maliyetlerinde değişimler potansiyel olarak görülebilir.

Ne oldu?

Waller, verilerin beklentilere uyması halinde ilave faiz artırımlarını gündeme alabileceğini ifade etti.

Neden şimdi?

Enflasyon baskısının enerji fiyatları nedeniyle kısa vadede zorlandığı bir dönemde karar mekanizmaları yeniden değerlendiriliyor.

Neden önemli?

Fed kararları, küresel faiz ve likidite ortamını etkileyerek Türkiye dahil birçok piyasanın yönünü belirliyor.

Kimler etkileniyor?

  • kamu ve özel borçlanma maliyetleri
  • kamu bütçesi ve tahvil getirileri
  • bankacılık sektörü

Sektör ve piyasa etkisi

Finansal piyasalar için volatilite artabilir; enerji ve tüketici maliyetleri baskılanabilir.

Riskler

  • veri zayıflaması halinde politika durgunluk/ ihtiyatlı duruş artabilir
  • jeopolitik riskler enerjide baskıyı sürdürebilir
  • ticaret gerilimlerinin maliyetleri artırması

Takip edilmesi gerekenler

  • önümüzdeki veri açıklamaları (enflasyon ve istihdam)
  • FOMC tartışmalarında ilave artış söyleminin ne yönde netleştiği
  • enerji fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisi
  • Türkiye’de büyüme ve cari dengelerde olası etkiler

Haberin tamamı

ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ekonomik verilerin beklentiler doğrultusunda gelmesi halinde ilave faiz artışlarının gündeme gelebileceğini söyledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu'nda ABD ekonomisi ve para politikasını değerlendiren Waller, enflasyonun yüzde 2 hedefine daha hızlı dönmesini desteklemek için ek faiz artışlarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtti.

WALLER'DAN FAİZ ARTIŞI MESAJI Waller, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) eylülde politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına çıkardığını hatırlattı. Söz konusu kararın, faizlerin 9 ay boyunca sabit tutulmasının ardından alındığına dikkat çekti. İş gücü piyasasındaki zayıflama nedeniyle geçen yılın son üç toplantısında toplam 75 baz puanlık faiz indirimi yapıldığını belirten Waller, bu indirimleri ekonomik yavaşlamaya karşı alınan bir önlem olarak değerlendirdi.

Waller, bu yılın ilk yarısında iş gücü piyasasının istikrar kazandığını, ancak enflasyonu düşürme yönündeki ilerlemenin Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle durduğunu söyledi.

PETROL FİYATLARI VE ENFLASYON BASKISI İlkbahar ve yaz aylarında Orta Doğu'daki çatışmaların kısa sürede sona ereceği ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerinde kalıcı bir etki yaratmayacağı beklentisiyle faizlerin sabit tutulmasını desteklediğini belirten Waller, çatışmaların hızlı şekilde sona ereceğine ilişkin umutların azaldığını ifade etti.

Uzmanların düşük stoklar ve hasar gören altyapı nedeniyle petrol fiyatlarının 2027 boyunca yüksek kalabileceği uyarısında bulunduğunu aktaran Waller, bunun enflasyon görünümü açısından risk oluşturduğuna işaret etti. Waller ayrıca yapay zeka alanındaki altyapı yatırımlarının yüksek teknoloji içeren tüketici ürünlerinin fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını söyledi. Devam eden ticaret anlaşmazlıklarının da yeni gümrük tarifeleri yoluyla enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini belirtti.

'ENFLASYON ÇOK YÜKSEK KALDI' Waller, eylüldeki faiz artışını destekleme kararının yalnızca ağustos ayı tüketici enflasyonu verisine dayanmadığını, güçlenen iş gücü piyasası ve kalıcı enflasyon baskılarına ilişkin aylardır biriken kanıtları yansıttığını ifade etti. Yılın ikinci yarısında ekonomik faaliyetlerin güçlendiğine yönelik işaretler bulunduğunu belirten Waller, daha sıkı para politikasının ekonomide ciddi bir yavaşlamaya yol açmasından büyük endişe duymadığını söyledi.

Son verilerin iş gücü piyasasının sağlam ve istikrarlı kalmaya devam ettiğini belirten Waller, yıllık çekirdek enflasyonun 2024 ilkbaharından bu yana yaklaşık yüzde 2,5-3 aralığında seyrettiğini ve Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığını kaydetti. Waller, 'Yeni veriler, iş gücü piyasasının istikrarlı olduğu ve enflasyonun çok yüksek kaldığı yönündeki görüşümü pekiştiriyor.' dedi.

Fed yetkililerinin faiz öngörülerinin para politikasının olası yönünü gösterdiğini ancak gelecekteki faiz kararlarının ekonomik verilere bağlı olarak değişebileceğini belirten Waller, 'Ekonomik veriler beklendiği gibi gelmeye devam ederse enflasyonun yüzde 2 hedefimize daha hızlı dönmesini desteklemek için ilave faiz artışları bekliyorum.' ifadesini kullandı.

Faiz artışlarının zamanlamasında esneklik bulunduğunu söyleyen Waller, 'Faiz artışlarının art arda toplantılarda yapılması gerekmiyor ancak makul bir süre içinde gerçekleştirilmesi gerekiyor.' diye konuştu. TAHVİL FAİZLERİNDEKİ ARTIŞIN NEDENLERİ Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Waller, tahvil faizlerindeki yükselişin tek bir nedene bağlanamayacağını belirtti.

Güçlü büyüme ve verimlilik beklentilerinin reel faizleri yükseltebileceğini ifade eden Waller, enflasyon beklentileri ile Fed'in gelecek toplantılarda faiz artıracağı beklentisinin de uzun vadeli faizleri etkileyebileceğini söyledi. Yapay zeka şirketlerinin büyük yatırımlarını finanse etmek için gelecek yıllarda trilyonlarca dolar borçlanabileceğini dile getiren Waller, bunun ABD hükümetinin borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini belirtti.

ABD EKONOMİSİNİN DAYANIKLILIĞINA DİKKAT ÇEKTİ Waller, yüksek enerji ve gıda fiyatlarına rağmen tüketicilerin harcamaya devam etmesinin nedenlerine ilişkin soruyu yanıtlarken, ABD ekonomisinin son yıllarda yaşanan şoklar karşısında dikkat çekici bir dayanıklılık gösterdiğini söyledi.

Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, Silicon Valley Bank kaynaklı bankacılık stresi, gümrük tarifeleri ve petrol şoklarını hatırlatan Waller, ABD ekonomisinin tüm bu gelişmelere rağmen yoluna devam ettiğini kaydetti. YAPAY ZEKA VERİMLİLİĞİ ARTIRABİLİR Waller, yapay zekayı gelecek yıllarda verimliliği artıracak devrim niteliğinde bir teknoloji olarak gördüğünü söyledi.

Yapay zeka teknolojisinin işlerin yapılma biçimini, hızını ve üretim miktarını değiştireceğini belirten Waller, verimlilik artışına ilişkin örnekler görülmesine rağmen bu etkinin toplam ekonomik verilere henüz belirgin şekilde yansımadığını ifade etti. Her teknolojik dönüşümde bazı işlerin ortadan kalkacağını ve yeni işlerin oluşacağını dile getiren Waller, yapay zekaya ilişkin temel endişenin dönüşümün hızı olduğunu vurguladı.

Geçmişte teknolojik dönüşümlerin daha yavaş gerçekleşmesi sayesinde yeni işlerin ortaya çıkmasının gözlemlenebildiğini belirten Waller, bugün ise kaybolabilecek işlerin daha belirgin olmasına karşın oluşacak yeni işleri görmenin zor olduğunu kaydetti.

Yapay zeka pazarının tek bir şirketin kazandığı, diğer şirketlerin yatırımlarının boşa gittiği bir yapı yerine birçok şirketin pay alabildiği büyük bir pazara dönüşmesini daha olası gördüğünü belirten Waller, bu nedenle ekonomide büyük bir gerileme beklemediğini söyledi.

Özel kredi piyasasının hızlı büyümesi nedeniyle dikkati çektiğini ifade eden Waller, doğru yönetilen ve yapılandırılan fonlarda yatırımcıların paralarını uzun süre bağlı tuttuğunu, bu fonların bankalar gibi talep üzerine parayı geri ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını dile getirdi.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Fed’in ilave faiz artışları olasılığı: Waller İstanbul’da sinyaller verdi ve enflasyon baskısı sürüyor · Mercek akışına dön