Ekonomi

İSO Başkanı Adayı Ender Yılmaz’dan Made in Europe çağrısı: Türkiye dışarıda bırakılmamalı

Kısaca

Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinde kritik konumunun altı çizildi, Ender Yılmaz görüşmeleri hızlandırmayı önerdi ‘Made in Europe’ tasarısının Türkiye üretimini dışlaması halinde Avrupa otomotivinin dayanıksızlaşabileceği uyarısı yapıldı ilgili paydaşlar, mevcut altyapının güçlendirilmesi ve entegre üretim ekosisteminin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor

Ana mesele

Türkiye’nin üretimin Avrupa değer zincirindeki konumu risk altında değerlendirilebilir

Ne değişti?

Türkiye’nin Avrupa otomotiv tedarik zincirinde kritik bir rolü olduğunun vurgulanması

Beni nasıl etkiler?

Okuyucuya, yatırımlar ve istihdam konusunda dikkat edilmesi gereken noktaların işi yönlendirmesi

Ne oldu?

Ender Yılmaz, Türkiye’nin Avrupa otomotiv üretimindeki rolünü yeniden vurguladı ve diplomatik/teknik adımların hızlandırılması çağrısı yaptı

Neden şimdi?

Avrupa’nın Made in Europe düzenlemesiyle Türkiye’nin konumunun yeniden değerlendirilmesi gündeme geldi

Neden önemli?

Türkiye’nin üretim kapasitesi ve yetkinlikleri Avrupa otomotiv zincirinin rekabet gücünü destekliyor

Kimler etkileniyor?

  • Türkiye’deki yatırımcılar
  • İstihdam
  • Otomotiv tedarikçiler
  • Kamu politikaları

Sektör ve piyasa etkisi

Otomotiv tedarik zincirinde iş birlikleri ve yatırımlar etkilenebilir

Riskler

  • Türkiye’nin üretiminin dışlanması ihtimali
  • Yatırım ve istihdam üzerinde baskı
  • Avrupa otomotiv değer zincirinin kırılganlığı artabilir

Takip edilmesi gerekenler

  • Avrupa düzenlemesinin uygulanma biçimi
  • Türkiye’nin üretim kapasitesinin güncel durumu
  • Tedarik zinciri ortaklarının açıklamaları

Haberin tamamı

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın. Takip Et Avrupa Birliği’nin otomotiv sanayisinde Avrupa üretimine öncelik vermek amacıyla hazırladığı “Made in Europe” düzenlemesi, Türkiye’de gerçekleştirilen üretimin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışmasını gündeme getirdi.

Konuya ilişkin açıklama yapan İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı ve İSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ender Yılmaz, Türkiye ile Avrupa arasındaki üretim bağlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek yetkililer ile sektör temsilcilerini diplomatik ve teknik girişimleri hızlandırmaya çağırdı.

Türkiye’nin uzun yıllardır Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin üretim kapasitesi, mühendislik yetkinliği, tedarikçi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla Avrupa’nın rekabet gücünü desteklediğini ifade etti.

“Ülkemiz; üretim kapasitesi, mühendislik yetkinliği, tedarikçi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla Avrupa'nın rekabet gücünü destekliyor. Türkiye'de üretilen araçlar ve otomotiv parçaları, Avrupa pazarının ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir sanayi ekosisteminin parçası. 'Made in Europe' yaklaşımının, bu yapıyla bütünleşmiş üretim merkezlerini dışlayacak biçimde daraltılması, Avrupa otomotiv sektörünün geleceği açısından da önemli riskler taşıyor.”

Küresel rekabetin yoğunlaştığı otomotiv sektöründe birbirini tamamlayan üretim ağlarının önem kazandığını belirten Yılmaz, otomotiv sanayisinin elektrikli araçlardan batarya teknolojilerine, yazılımdan yeni nesil üretim modellerine kadar kapsamlı bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekti.

Bu süreçte rekabet gücünün korunabilmesi için mevcut sanayi altyapısının geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, güçlü, entegre ve sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının önemine işaret etti.

Yılmaz, Türkiye’nin bu yapının dışında bırakılmasının Türkiye’deki yatırımlar ve istihdamın yanı sıra Avrupa otomotiv değer zincirinin dayanıklılığı ve küresel rekabet gücü üzerinde de etkili olabileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Elektrikli araçlardan batarya teknolojilerine, yazılımdan yeni nesil üretim modellerine kadar kapsamlı bir dönüşüm yaşanıyor. Bu süreçte rekabet gücünü korumanın yolu, mevcut sanayi altyapısını geliştirerek güçlü, entegre ve sürdürülebilir bir üretim ekosistemi oluşturmaktan geçiyor. Türkiye'nin bu yapının dışında bırakılması, ülkemizdeki yatırımlar ve istihdamla birlikte Avrupa otomotiv değer zincirinin dayanıklılığını ve küresel rekabet gücünü de olumsuz etkileyebilir.”

Avrupa Birliği kurumlarının alacağı kararların uzun vadeli sonuçlar doğuracağına dikkat çeken Yılmaz, konunun yalnızca mevcut üretim koşulları açısından değil, sanayi politikası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Önümüzdeki dönemde alınacak kararlar, şirketlerin bugünkü faaliyetlerinin yanı sıra 20–30 yıllık yatırım stratejilerini de etkileyebilecek nitelikte. Beklentimiz, Avrupa Birliği kurumlarının ve ilgili karar vericilerin sektörün üretim yapısını ve karşılıklı bağlarını gözeten bir yaklaşım benimsemesidir. Üretim zincirlerinin bütünlüğünü koruyan kararlar, ortak rekabet gücümüzü de artırır.”

Diplomatik ve teknik girişimlerin hızlandırılması gerektiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin otomotiv sanayisindeki mevcut kazanımlarının korunması ve yeni nesil yatırımların önünün açılması için sektörün ve yetkililerin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

“Yetkililerimizin, sektör temsilcilerimizle birlikte bugünden harekete geçmesi büyük önem taşıyor. Türkiye'nin otomotiv sanayisindeki kazanımlarını korumak, yeni nesil yatırımların önünü açmak ve küresel dönüşümde güçlü bir konum elde etmek için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdürmeliyiz.”

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

İSO Başkanı Adayı Ender Yılmaz’dan Made in Europe çağrısı: Türkiye dışarıda bırakılmamalı · Mercek akışına dön