Ekonomi

İstanbul Ekonomi Forumu ile Türkiye’nin makrofinansal istikrar ve savunma bütçesi gündemde

Kısaca

İstanbul Finans Merkezi’nde başlayan İstanbul Ekonomi Forumu, merkez bankası başkanlarını ve politika yapıcıları bir araya getirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, makrofinansal istikrarın korunması ve mali alanın devreye alınmasını vurguladı. 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artacağı belirtildi; barışa yatırım mesajı öne çıktı.

Ana mesele

Türkiye, çatışmalardan uzak durarak barışa yatırım yapma yaklaşımını sürdürürken makrofinansal istikrarı esas alıyor.

Ne değişti?

savunma harcamalarında 2027 bütçesi için yüzde 229 artış görecek

Beni nasıl etkiler?

kamu maliyesinin dengeli yönetimiyle yatırım ortamı güçlenebilir

Ne oldu?

İstanbul Ekonomi Forumu başladı; Şimşek, maliye politikası ve savunma harcamalarına vurgu yaptı.

Neden şimdi?

Küresel zorluklar ve enerji artışlarıyla mali istikrarın önemi artırıyor.

Neden önemli?

Türkiye’nin yatırım ortamı ve güvenliği için mali disiplin ile savunma dengesi kritik.

Kimler etkileniyor?

  • yatırımcılar
  • finans sektörü
  • savunma sanayi çalışanları
  • uluslararası ticaret ortakları

Sektör ve piyasa etkisi

finansal güven ve kamu harcaması dengesi yönünde değişim olası

Riskler

  • uluslararası gerilimler
  • dış kaynak akımlarında dalgalanma

Takip edilmesi gerekenler

  • 2027 bütçesi taslağı
  • savunma harcamalarındaki uygulama takvimi

Haberin tamamı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey politika yapıcıları bir araya getiren İstanbul Ekonomi Forumu başladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, forumun açılışında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin içinden geçtiği zorluklara, tedarik zincirlerindeki aksamalara, emtialardaki artışlara ve enerji fiyatlarındaki yükselişe değinerek, bu gelişmelerin yol açtığı olumsuzlukları ve küresel zorluklarla mücadele etmek için hayata geçirdikleri uygulamaları anlattı.

Türkiye'nin şimdiye kadarki tepkisinin makrofinansal istikrarı öncelemek olduğunu belirten Şimşek, "Merkez Bankası sıkılaşmaya gitti, biz nispeten sıkı bir maliye politikası sürdürdük ancak aynı zamanda şokun etkilerini hafifletmek amacıyla mali alanı da devreye soktuk" diye konuştu.

Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu zorlukların oldukça geniş yelpazeye yayıldığına işaret eden Şimşek, çatışmalar ve gerilimlerin yanı sıra ticarette korumacılık, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan dünya nüfusu, iklim değişikliği ve yapay zekanın önemli meydan okumalar oluşturduğunu söyledi.

Şimşek, çatışmaların yoğun olduğu bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin yaklaşımının "çatışmalardan uzak durmak ve barışa yatırım yapmak" olduğunu vurguladı.

Zor bir coğrafyada yaşadıklarını dile getiren Şimşek, "Çatışmalardan kaçınıyor ama aynı zamanda barışa yatırım yapıyoruz" dedi.

Bakan Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin sağlayacağı ekonomik kazanımların yanı sıra bölgesel entegrasyona ve refaha da katkı sunacağını söyledi.

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki illerin çoğunda yaş ortalamasının 25 civarında olduğuna dikkati çeken Şimşek, bölgenin altyapısına önemli yatırımlar yapıldığını ifade etti.

"2027 bütçesinde savunma harcamaları yüzde 229 artırılacak"

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin caydırıcılığını da güçlendirdiğini vurgulayarak, çatışmaların yaşandığı bir ortamda savunma alanına yatırım yapılmasının zorunlu olduğunu söyledi ve kısa süre önce hazırlanan ve yakında TBMM'ye sunulacak 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını belirtti.

Şimşek, Türkiye'nin son 20 yılda savunma alanına önemli yatırımlar yaptığının altını çizerek, 1990'larda dünyanın en fazla savunma sanayisi ürünü ithal eden 5 ülkesi arasında yer alan Türkiye'nin bugün en büyük 10 ihracatçı arasına girmeye yaklaştığını vurguladı.

Bakan Şimşek, savunma projelerindeki AR-GE büyüklüğünün 100 milyar doların üzerinde olduğunu ve yaklaşık 1400 ürün geliştirme projesinin yürütüldüğünü bildirdi.

Türk Hava Yollarının dünyada en fazla noktaya uçan şirket konumunda bulunduğuna işaret eden Şimşek, Türkiye'nin bağlantısallığını güçlendirmeye yönelik yatırımların sürdüğünü, bu kapsamda Orta Koridor'un inşa edildiğini, bunun komşu ülkeleri de alternatif koridorlara yatırım yapmaları konusunda teşvik ettiğini, Kalkınma Yolu Projesi'nin de bu kapsamda değerlendirildiğini anlattı.

"Türkiye, hizmet ihracatında rekabetçi bir konumda"

Bakan Şimşek, enerji arz güvenliğinin bugün kritik konuların başında geldiğini, Türkiye'nin doğal gaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik boru hatlarına uzun süredir yatırım yaptığını söyledi.

Türkiye'nin yeşil dönüşümü de hızlandırdığını anlatan Şimşek, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60'a yaklaştığını, COP31'in ev sahibi olarak elektrifikasyon oranını yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarmayı hedeflediklerini, bu sayede Türkiye'nin enerjide ithalat bağımlılığının önemli ölçüde azalacağını dile getirdi.

Ticarette korumacılığa karşı Türkiye'nin halihazırda yürürlükte 54 serbest ticaret anlaşmasının bulunduğu, 3 anlaşmanın onay sürecinin devam ettiği bilgisini veren Şimşek, Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Kanada ile önemli müzakereler yürütüldüğünü bildirdi.

Şimşek, Türkiye'nin hizmet ihracatında rekabetçi konumda bulunduğunu ve turizmde çok güçlü olduklarını belirterek, son 25 yılda turizm gelirlerinin dolar bazında 9 kat arttığını, gelecek 10 yılda bu gelirleri yaklaşık iki kat daha artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye'nin sağlık turizmindeki potansiyeline de değinen Şimşek, uluslararası akreditasyona sahip 50'den fazla sağlık kuruluşunun bulunduğunu belirtti.

Türk dizilerinin de önemli hizmet ihracatı kalemlerinden olduğunu dile getiren Şimşek, Türkiye'nin bu alanda dünyada üçüncü sırada bulunduğunu vurguladı.

“Türkiye, avantajlı bir konumda"

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin müteahhitlikte ve uluslararası öğrenci sayısında sahip olduğu avantajlara dikkati çekerek, bu alanların sunduğu imkanları anlattı.

Küresel borçluluk oranlarının yüksekliğine işaret eden Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Küresel ölçekte borçluluk oranları yüksek. Türkiye, bu açıdan avantajlı bir konumda. Gelişmekte olan ülkelerin ortalama borçluluk oranı yaklaşık yüzde 230 seviyesinde. Türkiye'de ise bu oran yüzde 90 civarında. Bu seviyeye disiplinli politikalar sayesinde ulaşıldı. Türkiye'nin kamu borcunun GSYH'ye oranı da yüzde 22. Bu gösterge, Türkiye'nin önemli bir mali alana sahip olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, mevcut konumunu reformlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kamu İhale Reformu, mali kuralların güçlendirilmesi ve Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) Yönetişim Reformu, gündemimizdeki başlıca alanlar.

Şimşek, Türkiye'nin genç nüfus açısından avantajlı olduğunu, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasıyla kişi başına düşen milli gelir bakımından gelişmiş ekonomilerle aradaki farkı kapatma sürecine katkı sağlamayı hedeflediklerini anlattı.

Türkiye'nin yapay zeka konusunda teknolojik altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Şimşek, 5G+ altyapısına yönelik yatırımların tamamlandığını, fiber kapasitesinin genişletildiğini, büyük ölçekli veri merkezleri alanına yatırım çekmeye çalıştıklarını söyledi.

Fon soruşturmaları: Durum kontrol altında

Bakan Şimşek, Türkiye'nin yürüttüğü ekonomi politikalarına değinerek, şunları söyledi:

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

İstanbul Ekonomi Forumu ile Türkiye’nin makrofinansal istikrar ve savunma bütçesi gündemde · Mercek akışına dön