Ekonomi
Kâr 676 milyar TL'ye çıktı; 5 banka özkaynağının altında kalıyor ve piyasa değerlemeleri çarpıcı farklar gösteriyor
Kısaca
676 milyar TL net kâr ile sektörün kârlılığı güçlendi ve bankalar arasındaki zarflı değerlemeler tartışmaları artırdı Borsada işlem gören 13 bankadan 5'inin özkaynaklarının altında işlem gördüğü belirtildi; Enpara Bank gibi bazı bankaların değerlemesi bu göstergeye göre yüksek/ düşük oldu Kârlılık korunurken değerleme farklarının yatırım kararlarını yönlendireceği ve kredi hacmi ile sermaye yeterliliği gibi göstergelerin izleneceği belirtildi
Ana mesele
Bankacılık sektörü yılın ilk sekiz ayında yüksek kârlılık kaydetti
Ne değişti?
İlk sekiz ayda toplanan net kâr 676 milyar TL olarak teyit edildi
Beni nasıl etkiler?
Yatırımcı güveni ve bankacılık hisselerinde temkinli yaklaşım süreci etkiliyor
Ne oldu?
Bankacılık sektörü yılın ilk sekiz ayında toplam net kârı 676 milyar TL seviyesine taşıdı
Neden şimdi?
Geniş kredi hacmi, faiz getirileri ve menkul kıymet getirileri kârlılığı destekledi
Neden önemli?
Yatırımcılar PD/DD oranı gibi göstergelerle değerlemeyi sorguluyor; bazı hisseler ucuz/ pahalı olarak ayrışıyor
Kimler etkileniyor?
- Yatırımcılar
- Bankacılık sektörü hisseleri
- Regülatörler (yakın izlemede)
Sektör ve piyasa etkisi
Bankacılık hisselerinin değerlemeleri geniş farklar gösteriyor
Riskler
- PD/DD bazlı aşırı dalgalanma
- Piyasa değerlemelerinin kârlılık üstünde olumsuz baskı yaratması
Takip edilmesi gerekenler
- PD/DD oranlarındaki gelişmeler
- Kârlılık trendlerinin sürdürülebilirliği
- Kredi büyüme ve sermaye yeterliliği göstergeleri
- Bilanço yapısındaki değişimler
Haberin tamamı
Bankacılık sektörünün kârlılığı yılın ilk sekiz ayında güçlü seyrini korudu. Ağustos ayı itibarıyla sektörün toplam net kârı 676,3 milyar TL'ye ulaşırken, bankaların özkaynak ve piyasa değerlemeleri arasındaki fark dikkat çekti. Borsada işlem gören 13 banka arasında beş banka, piyasa değeri/defter değeri oranında özkaynaklarının altında işlem görüyor.
Bankacılık sektöründe yılın ilk sekiz ayında elde edilen toplam kâr 676,3 milyar TL'ye yükseldi. Faiz gelirleri, kredi hacmi, menkul kıymet getirileri ve bankaların aktif-pasif yönetimi sektörün kârlılığında belirleyici olmaya devam etti.
Sektörün yüksek kârlılık rakamına karşın, bankaların borsadaki değerlemelerinde aynı ölçüde bir artış görülmemesi dikkat çekiyor. Özellikle bazı bankaların piyasa değerlerinin bilançolarındaki özkaynak seviyesinin altında kalması, yatırımcıların bankacılık hisselerine yönelik temkinli yaklaşımını ortaya koyuyor.
Borsa İstanbul'da işlem gören 13 banka arasında beş banka, PD/DD olarak ifade edilen piyasa değeri/defter değeri oranında 1 seviyesinin altında bulunuyor.
PD/DD oranının 1'in altında olması, bankanın piyasa değerinin bilançoda yer alan özkaynaklarının altında kaldığı anlamına geliyor. Bu durum tek başına hissenin ucuz olduğu anlamına gelmese de bankaların mevcut değerlemeleri açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
TSKB, 0,55 PD/DD oranıyla en düşük çarpana sahip banka olarak öne çıkıyor. İş Bankası (C), Albaraka Türk ve Şekerbank da özkaynaklarının altında işlem gören bankalar arasında bulunuyor.
Bankacılık hisselerinde piyasa değerlemeleri arasında oldukça geniş bir makas bulunuyor. Bir tarafta özkaynaklarının altında işlem gören bankalar bulunurken, diğer tarafta defter değerinin çok üzerinde fiyatlanan bankalar yer alıyor.
Enpara Bank, 23,74 PD/DD oranıyla en yüksek çarpana sahip banka olarak dikkat çekiyor. Bu oran, bankanın piyasa değerinin özkaynaklarına kıyasla oldukça yüksek seviyede fiyatlandığını gösteriyor.
Ancak banka hisselerini değerlendirirken yalnızca PD/DD oranına bakılması yeterli görülmüyor. Kârlılık, özkaynak kârlılığı, aktif kalitesi, sermaye yeterliliği, kredi büyümesi ve gelecekteki büyüme beklentileri de yatırımcıların kararlarında önemli rol oynuyor.
Bankacılık hisseleri içinde son bir yıllık performansıyla Halkbank öne çıktı. Bankanın hisseleri söz konusu dönemde yüzde 70,63 oranında değer kazandı.
Halkbank'ın sermayesinin 7,18 milyar TL'den 8,98 milyar TL'ye çıkarılması planlanıyor. Sermaye artışının ikincil halka arz yöntemiyle gerçekleştirilmesi öngörülürken, işlem için Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayı bekleniyor.
Banka yılın ilk yarısında 17,7 milyar TL net kâr açıkladı. Böylece Halkbank'ın kârlılığında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40'lık artış gerçekleşti.
VakıfBank da bankacılık hisseleri içerisinde dikkat çeken şirketlerden biri oldu. Hisse, son bir yılda yüzde 35,7 oranında değer kazanmasına rağmen 0,95 PD/DD oranıyla özkaynaklarına göre iskontolu bölgede bulunuyor.
Bankanın yılın ilk yarısındaki net kârı 33,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
VakıfBank'ın hisse fiyatını desteklemek amacıyla eylül ayında geri alım işlemleri gerçekleştirmesi de yatırımcıların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer aldı.
TSKB, 0,55 PD/DD oranıyla listede özkaynaklarına göre en düşük piyasa değerine sahip banka olarak öne çıkıyor.
Bankanın düşük değerlemesine karşın finansman tarafında yeni adımlar attığı görülüyor. TSKB, Dünya Bankası ile yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere 200 milyon euroluk kredi anlaşmasına imza attı.
Söz konusu finansmanın yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesi ve sürdürülebilir finansman kaynaklarının artırılması açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
TSKB'nin yılın ilk altı ayındaki net kârı ise 5,82 milyar TL olarak gerçekleşti.
Bankaların özkaynaklarının altında işlem görmesi, ilk bakışta hisselerin iskontolu olduğu izlenimini verse de yatırım kararlarında şirketin finansal yapısının bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Özellikle bankacılık sektöründe kredi kalitesi, takipteki krediler, karşılık giderleri, net faiz marjı ve sermaye yeterliliği gibi göstergeler hisse performansında belirleyici olabiliyor.
Bu nedenle düşük PD/DD oranı, tek başına bir bankanın hissesinin yükseleceği anlamına gelmiyor. Piyasa, bankaların gelecekteki kârlılık ve büyüme potansiyelini de fiyatlamaya devam ediyor.
Bankacılık sektöründe ağustos itibarıyla 676,3 milyar TL'ye ulaşan toplam kâr, sektörün güçlü finansal performansını ortaya koyarken, hisselerdeki farklı değerlemeler dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde faiz politikası, kredi büyümesi, mevduat maliyetleri ve bankaların aktif kalitesindeki gelişmelerin kârlılık üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Yılın kalan bölümünde bankaların finansal sonuçları ve piyasa değerlemeleri arasındaki farkın nasıl şekilleneceği, sektör hisselerinin seyri açısından yakından izlenecek.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.
Kaynaklar
Kâr 676 milyar TL'ye çıktı; 5 banka özkaynağının altında kalıyor ve piyasa değerlemeleri çarpıcı farklar gösteriyor · Mercek akışına dön