Piyasalar

Küresel hisse senedi görünümünde iki önemli risk: kâr büyümesindeki yavaşlama ve sektöre bağımlılık artışı

Kısaca

Kâr büyümesinin 2026’da yüzde 35, 2027’de yüzde 16’ya gerilemesi bekleniyor; bu durum yatırımcılar için iki ana riski öne çıkarıyor. Büyüme hızındaki düşüşün, hisse getirileri üzerinde baskı oluşturarak yatay veya sınırlı yükseliş senaryosunu gündeme getiriyor. Sektörler arasındaki yoğunlaşma artarken bağımlılık artışı, hangi şirketlerin etkilenebileceğini belirginleştiriyor ve izlenecek noktalara işaret ediyor.

Ana mesele

Kâr büyümesinin yavaşlaması ve bağımlılık artışı piyasa getirilerini baskılayabilir

Ne değişti?

Büyüme hızında düşüşe rağmen seviyesi hâlâ güçlü; bu durum getirilerin sınırlı hareket etmesine yol açabilir

Beni nasıl etkiler?

Okuyuculara yatırım kararlarını etkileyebilecek risk işaretleri ve odaklanılacak kriterler sunuyor

Ne oldu?

Kâr büyümesi küresel olarak yüksek görünse de 2027 için öngörü yüzde 16’ya gerilemesi bekleniyor.

Neden şimdi?

Kâr büyümesindeki yavaşlama ve teknoloji sektörü bağımlılığı riskleri öne çıkarıyor.

Neden önemli?

Getiriler üzerindeki baskı ve yatay piyasa olasılığı yatırımcı stratejilerini etkileyebilir.

Kimler etkileniyor?

  • Küresel yatırımcılar
  • Türkiye yatırımcıları

Sektör ve piyasa etkisi

İş dünyası ile finans piyasalarında dalgalanma ve yoğunlaşma nedeniyle görünüm belirsizleşebilir

Riskler

  • Getiri baskısı
  • Piyasa ivmesinin zayıflaması
  • Sektörel yoğunlaşma riski

Takip edilmesi gerekenler

  • Kâr büyüme verileri ve sektörel dağılım
  • Teknoloji sektöründeki bağımlılık gelişmeleri
  • Yeni risk göstergelerinin oluşumu

Haberin tamamı

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Küresel hisse senedi piyasalarında şirket kârlarının 2027 yılında artmaya devam etmesi beklenirken, büyüme hızındaki sert yavaşlama ve teknoloji sektörüne artan bağımlılık yatırımcılar açısından iki önemli risk olarak öne çıkıyor.

Citi Research'ün 15 Ekim tarihli "Navigating Earnings Risk: Deceleration and Concentration" (Kâr Risklerini Yönetmek: Yavaşlama ve Yoğunlaşma) başlıklı küresel hisse senedi stratejisi raporundan aktarılan değerlendirmelerde, kâr büyümesinin pozitif kalmasına rağmen piyasaların daha zorlu bir döneme girebileceği belirtildi.

Analize göre, küresel şirketlerin hisse başına kârlarında 2026 yılı için öngörülen yüzde 35'lik büyümenin, 2027'de piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 16'ya gerilemesi bekleniyor.

Yaklaşık 20 puanlık yavaşlama, Citi'nin 1980'li yılların ortalarına kadar uzanan tarihsel verilerinde görülen en sert ivme kayıplarından biri olacak.

Banka, yüzde 16'lık kâr büyümesinin tarihsel açıdan hâlâ güçlü bir seviyeye işaret ettiğini ancak büyüme hızındaki düşüşün hisse senedi getirileri üzerinde baskı oluşturabileceğini değerlendirdi.

Kâr büyümesinin seviyesi ile borsa performansı arasındaki tarihsel ilişki yaklaşık yüzde 10'luk bir yükselişe işaret ederken, büyüme hızındaki 20 puanlık yavaşlamayı esas alan hesaplama, piyasaların yatay seyretme ihtimalini gündeme getiriyor.

Citi'nin geçmiş piyasa hareketleri üzerinde yaptığı incelemeye göre, şirket kârlarının artmaya devam ettiği ancak büyüme hızının gerilediği yıllarda küresel hisse senetleri ortalama yüzde 4 getiri sağladı.

Bu dönemlerde medyan getiri yüzde 10 olurken, pozitif performans kaydedilen yılların oranı yüzde 67 olarak hesaplandı.

Bununla birlikte 2000, 2011, 2018 ve 2022 yıllarında şirket kârlarındaki artışa rağmen küresel hisse senedi piyasalarında yaklaşık yüzde 15'e ulaşan kayıplar yaşandı.

Banka, söz konusu tarihsel örneklerin 2027 yılında kâr büyümesindeki yavaşlamanın piyasa getirilerini sınırlayabilecek bir unsur olduğunu gösterdiğine dikkat çekti.

Citi'nin üzerinde durduğu ikinci önemli risk ise küresel şirket kârlarındaki artışın giderek daha az sayıda sektöre bağımlı hale gelmesi oldu.

Teknoloji şirketlerinin 2026 yılında küresel kâr artışının yaklaşık yarısını sağlaması beklenirken, bu katkının 2027'de yüzde 70'e ulaşacağı tahmin ediliyor.

ABD piyasasında ise teknoloji sektörünün toplam kâr artışına katkısının yüzde 80'e yaklaşabileceği öngörülüyor.

Son 30 yıllık dönemde küresel kâr artışına en yüksek katkıyı sağlayan sektörün ortalama payı yaklaşık yüzde 40 düzeyinde bulunuyor.

Citi'ye göre, teknoloji sektörünün katkısının yüzde 70'e ulaşması halinde 2027, pozitif kâr büyümesinin tek bir sektörde en fazla yoğunlaştığı ikinci yıl olarak kayıtlara geçebilir.

Teknoloji sektöründeki yoğunlaşmanın artması, Citi'nin bu sektöre ilişkin olumlu değerlendirmesini değiştirmedi.

Bankanın analizinde, kâr büyümesinin belirli sektörlerde yoğunlaşması ile genel borsa performansı arasında güçlü bir tarihsel ilişki bulunmadığı belirtildi.

Buna karşılık, şirket kârlarındaki toplam artışa en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerin ilgili dönemlerde piyasa ortalamasının üzerinde performans sergileme eğiliminde olduğu vurgulandı.

Citi, yapay zekâ yatırımlarına ilişkin beklentilerin dalgalanmaya devam edebileceğini kabul etmekle birlikte, küresel teknoloji hisselerindeki ağırlığını yüksek tutma görüşünü korudu.

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur da bankanın piyasalardaki aşırı iyimserliği ölçmek amacıyla kullandığı 18 göstergelik ayı piyasası kontrol listesi oldu.

Değerlemeler, borçluluk, sermaye harcamaları ve halka arz faaliyetleri gibi unsurları izleyen göstergenin 10,5 seviyesine yükseldiği belirtildi.

Bu düzeyin küresel finans krizinden bu yana kaydedilen en yüksek risk seviyesine işaret ettiği aktarıldı.

Citi, özellikle şirket kârlarına yönelik tahminlerde devam eden yukarı yönlü revizyonların yavaşlamasının piyasalar açısından önemli bir uyarı işareti olabileceğini değerlendirdi.

Banka, kâr büyümesinin ivme kaybettiği dönemlerde güçlü bilançolara sahip kaliteli şirketlerin daha iyi performans gösterme eğiliminde olduğunu belirtti.

Tarihsel veriler, bu dönemlerde değer hisselerinin büyüme hisselerine, savunmacı sektörlerin ise ekonomik döngülere daha duyarlı sektörlere kıyasla avantaj sağlayabildiğini ortaya koydu.

Sağlık ve enerji hisseleri geçmiş dönemlerde görece güçlü performans gösteren sektörler arasında yer alırken, Citi savunmacı sektörler içinde özellikle sağlık alanına olumlu yaklaştı.

Banka, risklerin artmasına rağmen küresel hisse senetlerinde 2027 ortalarına kadar sürebilecek yükseliş beklentisini korudu. Ancak olası yükselişin hisse değerlemelerindeki genişlemeden çok şirket kârlarındaki büyümeye dayanmasının beklendiğini vurguladı.

Citi'den Türkiye için cari açık uyarısı: Enerji faturası kabarıyor

Commerzbank'tan Türk lirası analizi: Adil değerine ulaştı mı?

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Küresel hisse senedi görünümünde iki önemli risk: kâr büyümesindeki yavaşlama ve sektöre bağımlılık artışı · Mercek akışına dön