Ekonomi

Otomotivde rekabetin yeni kuralı; maliyet, dayanıklılık ve dönüşüm

Kısaca

Otomotivde rekabetin yeni kuralı; maliyet, dayanıklılık ve dönüşüm konusu öne çıktı. Karsan gibi tedarik zinciri maliyetlerini proje sonrası izleme ve veritabanına aktarma ihtiyacını vurguluyor. Avrupa’da teşviklerdeki daralmanın ihale ve sipariş imkanlarını etkilediği belirtiliyor; küresel talep yer değiştirebiliyor.

Ana mesele

Otomotivde maliyet yönetimi, dayanıklılık ve dönüşüm hızının rekabet için kritik olduğudur

Ne değişti?

Maliyet değişkenlikleri ve tedarik zinciri dayanıklılığı, dönüşüm hızını belirleyen kilit konular olarak öne çıkıyor

Beni nasıl etkiler?

Okuyucu, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği konularında bilgi sahibi olur

Ne oldu?

Otomotiv sektörü, maliyet/kârlılık baskıları ile birlikte dönüşüm baskılarını aynı anda yönetmeye çalışıyor.

Neden şimdi?

Elektrikli araçlar, dijitalleşme ve tedarik zinciri sorunları hız kazanırken maliyet yapılarında öngörülemeyen giderler artıyor.

Neden önemli?

Kâr marjları ve yatırım kararları doğrudan bu dengelere bağlı; işletmeler için stratejik verimlilik kritik.

Kimler etkileniyor?

  • Üreticiler
  • alt tedarikçiler

Sektör ve piyasa etkisi

Küresel otomotiv pazarı, Avrupa talep dinamikleri ve tedarik zinciri istikrarı etkileniyor.

Riskler

  • Maliyetlerin müşteriye tam yansıtılamaması
  • Tedarik zinciri kırılganlıkları
  • Yatırım kararlarının gecikmesi

Takip edilmesi gerekenler

  • Maliyet açıklıklarının artırılması
  • Tedarik zinciri izlenebilirlik veri tabanlarının genişletilmesi
  • Elektrikli araç yatırımlarında dönüşüm hızının değişimi
  • Avrupa teşvik-ledigilerinin güncel durumu

Haberin tamamı

<p><strong>ESRA ÖZARFAT/BURSA</strong></p>

<p>Otomotiv sanayisi, bir yandan maliyet ve kârlılık baskısıyla mücadele ederken diğer yandan elektrikli araçlar, dijitalleşme, jeopolitik gelişmeler ve tedarik zincirindeki değişimlerle yeni bir döneme hazırlanıyor. Sektör yöneticilerine göre rekabet gücünü korumak için yalnızca fiyat ve üretim performansına odaklanmak yeterli değil. Öngörülemeyen maliyetlerin yönetilmesi, tedarik zincirinin dayanıklılığının artırılması ve dönüşüm hızının korunması gerekiyor.</p>

<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc929b34180-1791791771.JPG" alt="" width="566" height="377" /></p>

<p>Karsan Genel Müdür Yardımcısı Ergün Koru, otomotivde gizli maliyetlerin hem şirketlerin bildiği ancak müşteriye tam olarak yansıtamadığı kalemlerden hem de proje başladıktan sonra ortaya çıkan öngörülemeyen giderlerden oluştuğunu söyledi. Alt tedarikçilerin minimum sipariş miktarlarından kaynaklanan stokların ilk gruba örnek oluşturduğunu belirten Koru, üretim planındaki değişiklikler, kalite sorunları, lojistik problemleri, petrol fiyatlarındaki değişimler, acil sevkiyatlar ve sonradan gelen müşteri taleplerinin ise proje başladıktan sonra ortaya çıkan maliyetleri artırdığını ifade etti. Bu maliyetlerin önemli bölümünün üretici üzerinde kaldığını vurgulayan Koru, “Farkında olduğumuz ama müşteriden alamadığımız kısımda üretici ödüyor. Farkında olmadıklarımızı da yine üretici ödüyor” dedi. Koru, proje sonunda fizibilitede öngörülen maliyetlerle gerçekleşen sonuçların karşılaştırılması ve ortaya çıkan farkların sonraki projelerde kullanılacak bir veri tabanına aktarılması gerektiğini de belirtti. Karsan’ın faaliyetleri açısından Avrupa’daki elektrikli araç pazarının önemine de değinen Koru, şirket cirosunun yüzde 95’inin yurt dışı satışlardan geldiğini ve bunun büyük bölümünün Avrupa’daki elektrikli araçlardan oluştuğunu söyledi. Avrupa'da elektrikli araçlara yönelik teşviklerdeki daralmanın ihale ve sipariş imkanlarını etkilediğini belirten Koru, küresel pazarın tamamen daralmasından ziyade talep ve üretimin coğrafi olarak yer değiştirdiğini ifade etti.</p>

<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc925844879-1791791704.JPG" alt="" width="572" height="381" /></p>

<h2>Arıncı: Birim fiyat değil, toplam maliyet önemli</h2>

<p>Valeo Türkiye Ülke Başkanı ve Bursa Fabrikaları Genel Müdürü Tuna Arıncı, otomotivde üretici ve tedarikçilerin müşteri ile alt tedarikçi arasında adeta bir tampon görevi üstlendiğini söyledi. Covid-19, savaşlar ve tedarik zincirindeki kırılmaların acil hava taşımacılığı, konteyner, ilave stok, çift tedarikçi ve kapasite değişiklikleri gibi ek maliyetler oluşturduğunu belirten Arıncı, bu giderlerin her zaman sözleşmelere yansıtılamadığını ifade etti. Üretimin durmasının otomotiv sektöründe yüksek maliyet yaratabildiğine dikkat çeken Arıncı, dakikalık duruş maliyetlerinin 10 bin ila 50 bin dolar seviyelerine ulaşabildiğini söyledi. Satın alma kararlarında yalnızca birim fiyatın dikkate alınmasının da risk taşıdığını belirten Arıncı, nakliye, gümrük, vergi, kalite sorunları, ilave stok, üretim kayıpları ve çalışanların harcadığı zamanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Arıncı, bu nedenle “Toplam Sahip Olma Maliyeti” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Satın alma ve kalite birimlerinin ayrı hedefler yerine şirketin toplam maliyeti ve kârlılığı üzerinden ortak KPI’larla yönetilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc926b71406-1791791723.JPG" alt="" width="620" height="413" /></p>

<h2>Gökçen: 2030’a kadar sektörde önemli değişimler yaşanacak</h2>

<p>BPlas Yönetim Kurulu Başkanı Celal Gökçen, Türkiye otomotiv sanayisinin araç üretme kabiliyetini koruması gerektiğini belirterek, ülkenin Avrupa’ya coğrafi yakınlığı, mevcut üretim birikimi ve tedarikçi altyapısının önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Önümüzdeki dört yılda, 2030’a kadar sektörde önemli değişimler yaşanacağını ifade eden Gökçen, dönüşümün yalnızca elektrikli araçlarla sınırlı olmayacağını; çevre ve jeopolitik baskıların yanı sıra elektronik, veri ve dijitalleşmenin de otomotiv sanayisini değiştireceğini kaydetti. Bu süreçte şirketlerin yatırım yapabilme kapasitesini koruması, tasarım kabiliyetini geliştirmesi, dijital dönüşümü sağlaması ve maliyet yapısına hakim olması gerektiğini vurgulayan Gökçen, dönüşüm hızının yüksek olacağını ve sanayicilerin bu değişime uyum sağlamasının önem taşıdığını ifade etti. Gökçen, Türkiye'nin mevcut üretim yetkinlikleri ve Avrupa'ya yakınlığının yanı sıra şirketlerin yeni teknolojilere uyum kabiliyetlerini geliştirmesinin de rekabet açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc92835ad0d-1791791747.JPG" alt="" width="551" height="367" /></p>

<h2>Plana: Artık tedarikçinin geleceği de satın alınıyor</h2>

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Otomotivde rekabetin yeni kuralı; maliyet, dayanıklılık ve dönüşüm · Mercek akışına dön