Ekonomi
OVP Sonunda 2029'da 450 milyar dolarlık ihracat hedefiyle Türkiye ekonomisi güçleniyor
Kısaca
Türkiye 2029 için ihracat hedefini 450 milyar dolar olarak açıklıyor; mevcut 400 milyar doları geçiliyor OVP dönemi sonunda hedef farkı ve altyapı yatırımları ön plana çıkıyor dış ticarette rekabetçilik ve bölgesel merkez konumunun güçlendirilmesi bekleniyor
Ana mesele
OVP dönemi sonunda ihracat hedefi 450 milyar dolar olarak belirlenmiştir
Ne değişti?
2002-2026 arasındaki milli gelir ve kişi başına GSYH gelişimi bilgisi paylaşıldı
Beni nasıl etkiler?
Okuyucuya Türkiye’nin ihracat hedefleri ve büyüme kapasitesi hakkında net görünüm sunar
Ne oldu?
Yılmaz, 2029 itibarıyla ihracat hedefinin 450 milyar dolar olacağını ifade etti.
Neden şimdi?
Jeopolitik gerilimler ve navlun maliyetlerinde artışın baskısı sürdüğünden ihracat odağının güçlendirilmesi gerekli görülüyor.
Neden önemli?
Türkiye’nin üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle pozitif ayrışması, büyüme görünümünü etkiliyor.
Kimler etkileniyor?
- İş dünyası temsilcileri
- İhracat ve üretim sektörleri
Sektör ve piyasa etkisi
Dış ticaret ve sanayi performansında iyileşme beklentisi
Riskler
- Korumacılık eğilimlerinin sürebilmesi
- Lojistik maliyetlerde dalgalanma
- küresel talep belirsizliği
Takip edilmesi gerekenler
- Altyapı ve gümrük kapılarının iyileştirme çalışmaları
- fiyat baskılarının ihracat üzerindeki etkisi
Haberin tamamı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin küresel şoklara karşı dayanıklılığını vurgulayarak, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda, yani 2029'da, 400 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, 21'inci MÜSİAD EXPO ve 29'uncu IBF Uluslararası İş Forumu'nun açılışında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.
Küresel ekonomideki jeopolitik gerilimler, artan korumacılık eğilimleri ve navlun maliyetlerindeki yükselişe dikkati çeken Yılmaz, Türkiye'nin üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla pozitif ayrıştığını belirtti.
2029 İHRACAT HEDEFİ 450 MİLYAR DOLAR Dış ticaretin kolaylaştırılması amacıyla gümrük idareleri ve gümrük kapılarının yenilenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, işlem kapasitelerinin artırılacağını ve fiziki ve teknolojik altyapının ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirileceğini ifade etti.
Serbest bölgelerin kapasitelerinin geliştirilmesi ve etkinliklerinin artırılması için de düzenlemeler planlandığını aktaran Yılmaz, şöyle konuştu: 'Dış ticarette rekabetçiliğimizi artırarak ve bölgesel merkez konumunu güçlendirerek OVP döneminin sonunda (2029), şu anda 400 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz' MİLLİ GELİR 1,7 TRİLYON DOLARI AŞTI Yılmaz, küresel konjontrdeki olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle diğer ülke ve bölgelere kıyasla daha pozitif ayrışmayı başardığını söyledi.
'2002 yılında 239 milyar dolar seviyesinde olan milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon doları geçmiştir. 2026 yılı ilk yarısı itibarıyla da yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aşmıştır. Benzer şekilde 2002 yılında kişi başına GSYH 3 bin 616 dolar iken 2025 yılında 18 bin 103 dolara yükselmiştir' ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatındaki gelişimine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
2002'de 36,1 milyar dolar olan ihracatın 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, 2026 Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın 280 milyar doları aştığını söyledi. HİZMET İHRACATI 125 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Mal ihracatındaki artışın hizmetler ihracatında da görüldüğünü belirten Yılmaz, '2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız yaklaşık 9 katına çıkarak 125 milyar dolara yükselmiştir.' dedi.
Yılmaz, mal ve hizmet ihracatı toplamının 2002'deki 50 milyar dolar seviyesinden yaklaşık 8 katına çıkarak 2025'te 400 milyar dolara yaklaştığını ve tüm zamanların rekorunun kırıldığını ifade etti. Ana ihracat pazarları olan Avrupa ve MENA bölgesindeki büyüme hızında yaşanan olumsuz tablonun Türkiye için ilave baskılar oluşturduğunu belirten Yılmaz, buna rağmen ihracatın bölgesel ve küresel koşullardaki bozulmaya rağmen değer bazında artmaya devam ettiğini söyledi.
SANAYİCİLERE 750 MİLYAR LİRALIK YTAK KREDİ İMKANI Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi amacıyla Uzak Ülkeler, İslam Ülkeleri ve Afrika Ülkeleri gibi farklı pazarlara yönelik stratejilerin sürdürüldüğünü belirtti.
İhracat vizyonu kapsamında yatırım, istihdam, finansman ve dış ticaret politikası araçlarının bütüncül şekilde geliştirildiğini ifade eden Yılmaz, şu açıklamayı yaptı: 'İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar liralık ilave kredi desteği sağlıyoruz.
Orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik üç yıllık dönemde 750 milyar liralık YTAK kredi imkânını sanayicilerimizin kullanımına sunuyoruz' İhracatçılara sağlanan düşük faizli reeskont kredileri, ihracat sigortası imkanları ve yeni pazarlara giriş desteklerinin de genişletilmeye devam edileceğini belirten Yılmaz, turizm, bilişim, taşımacılık, eğitim, sağlık, dizi/film, animasyon, fuarcılık, kültür endüstrileri, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik alanlarında döviz kazandırıcı hizmet ticaretinin desteklendiğini söyledi.
TÜRKİYE'NİN TİCARET KORİDORLARINDAKİ KONUMU GÜÇLENDİRİLECEK Yılmaz, yerli üretimin haksız rekabete karşı korunmasının da öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. İthalata bağımlılığın azaltılması ve üreticilerin haksız rekabete karşı korunması amacıyla tedbirlerin sürdürüleceğini ifade etti. Üretimin yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli ürünlere yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, yeşil ve dijital dönüşüm ile verimliliğin artırılmasının da önem taşıdığını söyledi.
Ticari diplomasi faaliyetlerinin sürdürüldüğünü belirten Yılmaz, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik çalışmaların ve yeni serbest ticaret anlaşmalarına ilişkin girişimlerin devam ettiğini kaydetti. Kalkınma Yolu, Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve yeni demiryolu bağlantılarıyla Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerindeki ticaret akımlarındaki ağırlığının artırılmasının hedeflendiğini belirten Yılmaz, 'Hicaz güzergahına da yeni bir perspektifle bakıyoruz.' dedi.
Yılmaz, limanların, lojistik merkezlerin, sanayi bölgelerinin ve demiryolu ağlarının bütünleştirilerek Türkiye'nin küresel ekonominin güçlü üretim, lojistik ve ticaret merkezlerinden biri haline getirilmesinin amaçlandığını ifade etti. Uluslararası yatırımcılara da mesaj veren Yılmaz, 'Program döneminde öngörülebilir, şeffaf, rekabetçi ve yatırımcı dostu iş ortamımızı daha ileriye taşıyacağız' ifadelerini kullandı.
Kaynaklar
OVP Sonunda 2029'da 450 milyar dolarlık ihracat hedefiyle Türkiye ekonomisi güçleniyor · Mercek akışına dön