Piyasalar

Petrol ve faiz baskısı sürerken küresel piyasalarda yön arayışı güç kazanıyor

Kısaca

Petrol fiyatında dalgalanma ve taraftar haberler; Brent yükselip düşüşte kırılganlık sürüyor Arz ve İran ile ilgili gelişmeler henüz somut bir anlaşmaya dönüşmedi; piyasa tepeden tırnağa izleniyor Küresel piyasalarda riskler artarken yatırımcılar dikkatli adımları sürdürecek, hangi göstergenin takip edileceği önemli

Ana mesele

Piyasalarda petrol ve faiz baskısının sürmesi nedeniyle kısa vadede net yön belirsizliği sürüyor

Ne değişti?

Geleceğe dönük baskılar sürüyor; somut orta vadeli çözüm ihtimali netleşmiyor

Beni nasıl etkiler?

Yatırım kararları ve risk yönetimi üzerinde dikkatli adımlar gerektirir

Ne oldu?

Küresel petrol piyasasında haber akışı, İran-ABD ilişkileri ve yaptırım haberleriyle volatilite yarattı

Neden şimdi?

Orta Doğu’daki arz baskısının piyasa öngörülebilirliğini azaltması ve enflasyon/yapısal dengeler nedeniyle risk algısının yüksek olması

Neden önemli?

Enerji maliyetleri, enflasyon ve borçlanma maliyetleriyle toplu finansal koşulları etkiliyor

Kimler etkileniyor?

  • Yatırımcılar ve portföy yöneticileri
  • Enerji şirketleri ve enerji türevleri işlem yapan kurumlar
  • Kamu maliyesi ve borçlanma maliyetlerini etkileyen aktörler
  • Perakende ve kurumsal tüketiciler

Sektör ve piyasa etkisi

Enerji ve finans piyasalarında dalgalanma; petrol fiyatı ve faiz beklentilerindeki değişimlerle hisse senetleri kırılganleşebilir

Riskler

  • Petrol arz-talep dengesinin bozulması
  • İran ile ilgili gelişmelerin beklenenden daha olumsuz olması
  • Yapısal enflasyon baskılarının sürmesi

Takip edilmesi gerekenler

  • Hürmüz Boğazı üzerinden geçen tanker sayısı
  • İran'ın nükleer denetim izni ve yaptırım muafiyeti haberleri
  • Petrol kontratları ve Brent fiyatındaki somut değişimlerin gerçekleşmesi

Haberin tamamı

1 10 hissede teknik AL sinyali 1 şirkette 8 gösterge birden...

2 10 hissenin tamamında işlem adedi Yüzde 170’in üzerinde...

5 SPK’dan Tera Holding kararı: Emre Tezmen, Bülent Uygun ve...

Bu sabah küresel piyasalarda ana hikaye değişmiş değil, fakat baskı biraz daha ağırlaşmış durumda: Petrol yükseliyor, tahviller satılıyor ve faizler son yirmi yılın zirvelerine yaklaşıyor. Hisse piyasaları ise güçlü büyüme ve şirket karları sayesinde direnmeye çalışıyor. Petrol piyasası da artık açıklamaları değil, Hürmüz’den geçen gerçek petrol miktarını ve imzalanmış tavizleri görmek istiyor. ECB ise petrolün fiyatından çok, bu fiyatın ücretlere ve kalıcı enflasyona geçip geçmediğine bakıyor.

Dün,İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde açmasını öngören planın Trump yönetimi tarafından reddedilmesiyle Brent petrol hızlı biçimde yükseldi. Daha sonra ABD’li bir yetkilinin, Trump’ın İran’ın nükleer programında somut ve doğrulanabilir ilerleme sağlanması karşılığında yaptırımları gevşetmeye ve bazı dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına açık olduğu yönündeki açıklaması geldi. Bu haberle petrol kazançlarının önemli bölümünü geri verdi. Ancak sonrasında Trump, İran’a nükleer tavizler karşılığında yaptırım rahatlaması teklif ettiği haberini reddetti. Burada piyasa, “gelecekte koşullu bir rahatlamaya açık olmak” ile “İran’a şu anda somut bir teklif sunmak” arasındaki farkı gördü. Yakın vadeli anlaşma beklentisi zayıflayınca petrol bu sabah yeniden yükseldi. Ortadoğu’nun petrol ihracatı eylül ayında günlük 12,8 milyon varile çıkarak savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmasına rağmen fiyatların gerilememesi önemli. Bu durum piyasanın bugünkü arzdan çok gelecekteki sevkiyat ve Hürmüz riskini fiyatladığını gösteriyor.

Petrol tarafında bundan sonra sözlü açıklamalardan çok üç somut gelişmeye bakmak gerekiyor: Hürmüz’den geçen tanker sayısı, İran’ın nükleer denetime izin verip vermeyeceği ve ABD’nin gerçekten yaptırım muafiyeti yayımlayıp yayımlamayacağı. Bunlardan biri gerçekleşmeden petrol fiyatındaki geri çekilmeler kırılgan kalacaktır.

Ayrıca Brent fiyatlarını takip ederken kontrat değişimine dikkat etmek gerekiyor. Eylül sonuna yaklaşılırken bazı veri sağlayıcılar yakın vadeli Brent kontratından aralık kontratına geçti. Eski kontrat ile yeni kontrat arasında ciddi fiyat farkı bulunduğu için, kontrat devri grafik üzerinde yapay bir düşüş gibi görünebilir. Dolayısıyla petrol hareketini değerlendirirken: Aynı vadeli kontratın gün içi değişimine, “Sürekli kontrat” grafiğinin hangi vadeye geçtiğine, Spot Brent ile vadeli Brent arasındaki farka bakmak gerekiyor. Ekrandaki 106–107 dolarlık fiyat ile başka bir platformdaki 99–100 dolarlık fiyat mutlaka birbirine aykırı değil; farklı vade veya farklı veri serisi olabilir.

ECB Başkanı Christine Lagarde dün Avrupa Parlamentosu’nda, Euro Bölgesi enflasyonunun %3’ü aştığını ve yıl sonuna doğru %4’e yaklaşabileceğini kabul etti. Ancak yükselişin temel kaynağının ücretler veya iç talep değil, ABD–İran çatışmasının yükselttiği petrol ve doğal gaz fiyatları olduğunu söyledi. Lagarde’ın en önemli mesajı ; “Enflasyon yükseliyor ama henüz ücretlere ve kalıcı fiyatlama davranışına yerleşmiş değil. Bu nedenle ölçülü hareket edeceğiz.” oldu.

Lagarde Enflasyon riskinin yukarı yönlü olduğunu açık biçimde kabul ediyor. Fakat piyasanın önümüzdeki bir yılda dört yeni ECB faiz artışı fiyatlamasına da mesafe koyuyor. Bu mesajın pratik karşılığı bence; ECB’nin 29 Ekim toplantısında beklemesi, Aralık ayında yeni enflasyon tahminleriyle yeniden faiz artırması, Enerji fiyatları ücretlere yansırsa daha şahin bir çizgiye geçmesi, Petrol gerilerse faiz artırım döngüsünü daha erken durdurmasıdır.

Lagarde ayrıca enerji sübvansiyonları konusunda hükümetleri uyardı. Genel ve uzun süreli enerji destekleri kısa vadede ölçülen enflasyonu düşürse de enerji talebini canlı tutuyor, bütçe açığını artırıyor ve enflasyonun daha uzun süre devam etmesine neden olabiliyor. Mesaj, “herkese ucuz enerji vermek yerine desteği gerçekten ihtiyacı olan kesime yönlendirin” şeklinde değerlendirilmeli.

Lagarde’ın açıklamaları, piyasanın aşırı şahin ECB fiyatlamasını bir miktar törpüledi. Bu mesaj normal şartlarda Avrupa tahvil faizlerindeki yükselişi sınırlayabilir ve hisse piyasalarına destek olabilir. Euro açısından ise etkisi iki yönlü:Ekim ayında faiz artırımı ihtimalinin azalması euroyu zayıflatabilir. ECB’nin faiz artışını tamamen dışlamaması ve ekonomiye güvenmesi eurodaki sert satışları sınırlayabilir. Euro/dolarda asıl belirleyici yine ECB’den çok Fed olacak. Fed’e ilişkin üç yeni artırım beklentisi korunurken ECB “ölçülü” kalırsa faiz farkı dolar lehine çalışır ve parite 1,1350’nin altına gerileyebilir.

Ons altın yaklaşık 4.125 dolar civarında ve yedi haftanın en düşük bölgesinde. ABD altın vadeli işlemleri de yaklaşık 4.157 dolar seviyesinde. Altın, jeopolitik riskin artmasına rağmen yükselmiyor; çünkü doların güçlenmesi ve tahvil faizlerinin yükselmesi daha baskın çalışıyor. Dolar endeksi yaklaşık 101,2–101,4 bandında ve iki ayın en yüksek seviyelerine yakın. Euro/dolar 1,1367. Euro/dolarda 1,1350 ilk önemli destek. Bu seviyenin altında 1,1280–1,1300 bölgesi gündeme gelebilir.

Vadeli piyasalar güne temkinli başlıyor. ABD’de Nasdaq faiz baskısı nedeniyle daha zayıf, Avrupa’da ise yüksek enerji maliyetleri risk iştahını sınırlıyor. Bugünkü yönü sabah Avrupa enflasyonu, öğleden sonra ABD JOLTS ve tüketici güveni belirleyecek. Akşam Micron bilançosu da önemli. Şirketin bellek çipi satışları ve ileriye dönük beklentileri, yapay zeka yatırımlarının yarı iletken talebini hala güçlü tutup tutmadığını gösterecek. ABD’de Teknoloji ağırlıklı Nasdaq vadelisinin daha zayıf olması tesadüf değil. ABD 10 yıllık tahvil faizi %5,25–5,27, iki yıllık faiz ise %5 sınırına yakın. Faiz yükseldikçe gelecekte elde edilmesi beklenen teknoloji şirketi karlarının bugünkü değeri düşüyor. Bu nedenle yüksek çarpanlı teknoloji ve yapay zeka hisseleri tahvil faizlerine karşı daha hassas durumda.

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Petrol ve faiz baskısı sürerken küresel piyasalarda yön arayışı güç kazanıyor · Mercek akışına dön