Ekonomi
TÜRK-İŞ'ten vergide adalet çağrısı: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı
Kısaca
2026 yılında aylık brüt 82 bin 575 lira olan çalışanın vergi matrahı ilk iki ay yüzde 15, mart yüzde 20, haziran yüzde 27 dilimine ulaşmıştır TÜRK-İŞ, vergi adaletinin ve ücretlilerin alım gücünün korunmasının gerekliliğini vurgulamıştır Vergi sistemi adaletli olacak biçimde yeniden yapılandırılmalı ve az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır
Ana mesele
Vergi dilimlerinin ücretlileri mağdur etmeyecek şekilde adaletli biçimde yeniden düzenlenmesi gerekir.
Ne değişti?
Örneğin 2026 yılında aylık brüt 82 bin 575 lira olan bir çalışanın kümülatif vergi matrahı üzerinden hesaplanan vergi dilimleri yılın ilk iki ayında yüzde 15, mart ayında yüzde 20, haziran ayında…
Beni nasıl etkiler?
Okuyucu, vergi adaleti ve çalışan alım gücü konularında bilgi sahibi olur.
Ne oldu?
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, vergi adaletinin sağlanması için adil bir vergi sistemi talep etti.
Neden şimdi?
Yüksek enflasyon ve düşen satın alma gücü nedeniyle güncel talep artmıştır.
Neden önemli?
Çalışanların alım gücü ve sosyal adalet üzerinde doğrudan etkisi vardır.
Kimler etkileniyor?
- Ücretliler
- Dar gelirli kesimler
- Emekliler
Sektör ve piyasa etkisi
Genel ücret politikaları ve vergi adaletinden etkilenir.
Riskler
- Vergi reformu süreci siyasi tartışmalara yol açabilir
- Uygulama aşamasında uyum sorunları görülebilir
Takip edilmesi gerekenler
- Vergi dilimlerinde adaletin uygulanması
- Ücretli alım gücü göstergelerindeki değişim
- Gerekli politika adımlarının hayata geçirilmesi
Haberin tamamı
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, vergi dilimlerinin, ücretlileri mağdur etmeyecek şekilde düzenlenmesi çağrısında bulundu.TÜRK-İŞ'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Konfederasyonun Başkanlar Kurulu, çalışma hayatındaki gelişmeleri, çalışanların sorunlarını, ekonomik ve sosyal konuları değerlendirmek üzere toplandı.Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, vergi adaletinin sağlanması, ücretlilerin alım gücünün korunması, sendikal hakların güçlendirilmesi ve kamu hizmetlerinde taşeron uygulamasına son verilmesi istendi.Gelir dağılımındaki adaletsizliğin belirginleştiğine, ücretlilerin, dar gelirli kesimlerin ve emeklilerin satın alma gücünün gerilediğine dikkati çekilen bildiride, şunlar kaydedildi:"Vergi sistemindeki adaletsizlik de ücretlilerin üzerindeki yükü artırmaktadır.
Çalışanlar, yılın başında aldıkları ücretin net tutarını vergi dilimleri nedeniyle yılın ilerleyen aylarında alamamakta, ücret artışı olmadığı halde daha fazla vergi ödemektedir.
Örneğin, 2026 yılında aylık brüt 82 bin 575 lira, yani brüt asgari ücretin 2,5 katı ücret geliri elde eden bir çalışanın kümülatif vergi matrahı üzerinden yapılan hesaplamada çalışan, yılın ilk iki ayında yüzde 15'lik, mart ayında yüzde 20'lik, haziran ayında ise yüzde 27'lik vergi dilimine ulaşmakta olup, eline geçen net ücret bu oranda azalmaktadır. Ekonomik ve sosyal politikalar adil gelir dağılımı ve insanca yaşam temelinde şekillendirilmeli, çalışanların alım gücü korunmalıdır.
Vergi dilimleri ücretlileri mağdur etmeyecek şekilde düzenlenmeli ve az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan adil bir vergi sistemi hayata geçirilmelidir.""Çalışanların gerçek satın alma gücü dikkate alınmalı"Yüksek enflasyon nedeniyle ücret artışlarının kısa sürede anlamını yitirdiği ve çalışanların gerçek satın alma gücünün gerilediği belirtilen bildiride, "Ücret politikalarında çalışanların gerçek satın alma gücü ve yaşam maliyetleri dikkate alınmalıdır.
Ücretlilerin alım gücünü koruyacak ve insan onuruna yakışır bir yaşam standardı sağlayacak ekonomik ve sosyal politikalar uygulanmalıdır." ifadeleri kullanıldı.Otoyol ve köprülerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasının eleştirildiği bildiride, şunlar kaydedildi:"Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine karşı olduğumuzu, bunun yalnızca bağlı sendikamız YOL-İŞ'in ve Karayolu işçilerinin değil, kamu hizmetinin, vatandaşın ulaşım hakkının ve Türkiye'nin geleceğinin meselesi olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.
Karayolları, ulaşım sistemi, ekonomik hayat, kamu güvenliği ve afetlere müdahale kapasitesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğundaki otoyol, köprü ve bağlantı yolları ile bakım ve işletme tesisleri, kamu hizmetinin sürekliliği anlayışı içinde değerlendirilmelidir.""Kamuda taşeron üzerinden istihdama son verilmeli"Bildiride, sendikal örgütlenmenin önündeki yasal ve uygulamadan kaynaklanan sorunların sürdüğüne işaret edilerek, baskı, tehdit ve sendikasızlaştırma uygulamalarına karşı etkili ve caydırıcı tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı.İş kazaları ve meslek hastalıklarının çalışma hayatının önemli sorunları arasında yer aldığına dikkati çekilen bildiride, iş sağlığı ve güvenliği konusunda işverenlerin yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesinin sağlanması ve denetimlerin güçlendirilmesi talep edildi.Sonuç bildirisinde, 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin süregelen sorunlarının çözülmesi istenerek, kamuda taşeron şirketler üzerinden istihdam uygulamasına son verilmesi gerektiği ifade edildi.Çıraklık ve staj sürelerinin emeklilik hesabında sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini sağlayacak yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi istenen bildiride, güvenli ve huzurlu bir eğitim ortamı için okullarda ve okul çevrelerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınması çağrısında bulunuldu.
Kaynaklar
TÜRK-İŞ'ten vergide adalet çağrısı: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı · Mercek akışına dön