Ekonomi
Türkiye imalat sanayisinde payını ikiye katladı: 2002’den 2002 sonrası ihracatın devasa artışı
Kısaca
İmalat payını ikiye katladı; ihracat 36 milyar dolardan 283 milyar dolara çıktı Güçlü üretim altyapısı ve Ar-Ge ekosistemi etki sağlıyor 1700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 13 binden fazla firma geleceğe yönelik yatırımları etkiliyor
Ana mesele
Türkiye imalat sanayisi payını ikiye katlayarak küresel rekabet gücünü güçlendirdi
Ne değişti?
Yıllık mal ihracatı 2002’de 36 milyar dolar iken 283 milyar dolara yükseldi
Beni nasıl etkiler?
İmalat gücündeki artış, üretim ve ihracat odaklı büyüme beklentisini güçlendiriyor
Ne oldu?
Bakan Kacır imalat sanayisinin payının ikiye katlandığını açıkladı.
Neden şimdi?
Son 20 yılda güçlenen üretim altyapısı ve inovasyon ekosistemiyle uygun zemin oluştu.
Neden önemli?
Küresel değer zincirinde Türkiye’nin rolü güçleniyor ve ihracat potansiyeli yükseliyor.
Kimler etkileniyor?
- Üreticiler
- Tedarik zinciri ortakları
- İş dünyası ve yatırımcılar
- İstihdam
Sektör ve piyasa etkisi
İmalat ve ihracat odaklı sektörlerde rekabet gücü ile yatırım iştahı artıyor
Riskler
- Küresel talep dalgalanmaları ve ticaret politikaları
- Tedarik zinciri kırılganlıkları veya enerji maliyetleri
- Enflasyon baskılarının etkisiyle maliyet yönetimi zorlukları
Takip edilmesi gerekenler
- İhracat rakamlarının devamlı yükselişi
- Ar-Ge merkezi ve firma sayısındaki değişim
- Yatırım getiri ve istihdam verileri
- Küresel partnerliklerin derinleşmesi
Haberin tamamı
Kentteki bir otelde düzenlenlen ACE BPSC 2026 konferansında konuşan Kacır, Amerikan iş dünyasıyla yakın etkileşimin, Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Sayın Donald Trump’ın liderliğinde, ekonomik ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefimize doğru ilerlemek konusunda açık ve ortak bir siyasi irade bulunmaktadır." diye konuştu.Dünyanın, ekonomik yapıları, siyasi ittifakları ve teknolojik öncelikleri yeniden şekillendiren çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:"Üretimde ve teknolojide stratejik özerklik, egemenliğin temel unsurlarından biri haline gelmiştir.
Tedarik güvenliğine, pazarlara yakınlığa ve güvenilir ortaklıklara daha fazla önem veren yeni bir ticaret mimarisi şekillenmektedir. Aynı zamanda teknolojik değişimin giderek hızlanan temposu, endüstriyel rekabet gücünün ve ekonomik gücün sınırlarını yeniden çizmektedir.
Yıkıcı teknolojiler geliştirme, bunları sanayi üretimine entegre etme ve küresel pazarlara sunma kabiliyeti; dünya ekonomisinin gelecek dönemini şekillendiren ülkeler ile yalnızca bu dönüşüme uyum sağlayan ülkeleri giderek daha belirgin biçimde birbirinden ayırmaktadır.
Son 20 yılda oluşturduğumuz güçlü üretim altyapısı sayesinde küresel imalat sanayi katma değerindeki payımızı iki katına çıkardık."Kacır, yıllık mal ihracatının 2002 yılındaki yalnızca 36 milyar dolar seviyesinden 283 milyar dolara yükseldiğinin altını çizdi.Güneş panellerinden ticari araçlara, çelik ve yapı malzemesinden mobilya ve tekstile kadar Türkiye'nin, Avrupa değer zincirlerinde ve daha geniş bir perspektifte hayati bir rol oynamakta olduğunu belirten Kacır, çok az ülkenin sahip olduğu çeşitlilikte sektörlere ürün tedarik ettiğini açıkladı.Kacır, "Sanayimizdeki büyüme, oluşturduğumuz güçlü inovasyon ekosistemiyle desteklenmektedir.
Bugün 1700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi, yüksek nitelikli mühendis ve teknisyenlerin gücüyle yüksek katma değerli üretimi ileri taşıyan çözümler geliştirmektedir." dedi."13 binden fazla firma yarının teknolojilerini bugünden geliştiriyor"Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, "115 teknoparkta 13 binden fazla firmanın yarının teknolojilerini bugünden geliştirdiğini" dile getirdi.2000'li yılların başında Türkiye’de yalnızca 29 bin AR-GE personeli bulunduğunu dile getiren Kacır, bugün bu sayının 311 bine ulaştığına işaret etti.Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:"AR-GE ve teknoloji alanında kaydettiğimiz ilerleme, somut sonuçlarını en açık şekilde hızla gelişen savunma sanayimizde göstermektedir.
Türkiye bugün İHA sistemlerinde dünyada lider konumdadır. Artık kendi eğitim uçaklarımızı, helikopterlerimizi, deniz platformlarımızı, kara sistemlerimizi ve uydularımızı tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyoruz.Teknolojideki her büyük paradigma değişimi, bizim için benzer bir fırsat penceresi sunmaktadır. Milli ve tamamen elektrikli otomobilimiz Togg, bu vizyonun somutlaşmış halidir.
Bu tür başarı hikayelerini birçok farklı alanda çoğaltmayı ve Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha üst sıralara taşımayı hedefliyoruz."Kacır, bugüne kadar HIT-30 kapsamında 11 farklı başlık altında çağrıya çıktıklarını ve önemli sayıda yatırımın hayata geçirilmesini sağladıklarını vurguladı.Kacır, "Şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarımızı hayata geçirdik." diye konuştu.Dünya Bankası'yla sanayicileri, KOBİ’leri ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek amacıyla 1 milyar doların üzerinde kaynak sağladıklarını dile getiren Kacır, EBRD ile iş birliği içinde ise yeşil dönüşüm yatırımları için 5 milyar avroluk uluslararası finansmanın temin edilmesi yönünde önemli bir adım attıklarını belirtti.Kacır, "Türkiye ekonomisinin daha güçlü üretim, daha fazla inovasyon ve daha yüksek katma değer yoluyla büyümesini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğiz." dedi.Çeşitli fonlar ve ortak yatırım mekanizmaları aracılığıyla kamu kaynaklarını harekete geçirdiklerinin altını çizen Kacır, şunları kaydetti:"Erken aşama risklerini azaltıyor, özel sermayeyi teşvik ediyor ve yenilikçi fikirlerin küresel ölçekte büyüyen şirketlere dönüşme yolculuğunu hızlandırıyoruz.
Dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, milyonlarca gencimizi inovasyon yolculuğuna dahil etti. Kendimize özgü garaj modelimiz sayesinde Türkiye, teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşamaktadır. Girişimlerimizin ölçeklenebilmesi için sağlam bir büyüme zemini sağlayacak yeni programları hayata geçiriyoruz.
Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla Turcorn 100 Programı’nı başlattık.""2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesini 1 GW seviyesine çıkaracağız"Kacır, Yeni Dijital Şirket platformu sayesinde girişimlerin şirket kuruluş süreçlerini tamamen çevrim içi olarak tamamlamalarının mümkün olacağını söyledi.Yapay zeka devrimine adalet, merhamet ve sorumluluk ilkeleri temelinde, insanlığın yararına olacak şekilde yön vermeye kararlı olduklarını belirten Kacır, 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitelerini 1 GW seviyesine çıkaracak ve yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini dile getirdi.Kacır, "Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri, yatırımcılara, KOBİ’lere ve araştırmacılara enerji ve dijital altyapıya hazır erişim imkanı sağlayacaktır.
Bugün kendi uydularını tasarlayabilen, geliştirebilen, üretebilen, test edebilen ve işletebilen ülkeler arasında yer alıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Kacır, "Ay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon süreçleri tamamlandı ve 2027 yılının ilk aylarında fırlatmayı planlıyoruz.
Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.
Kaynaklar
Türkiye imalat sanayisinde payını ikiye katladı: 2002’den 2002 sonrası ihracatın devasa artışı · Mercek akışına dön