Gündem

Üretim, lojistik ve bölgesel etki merkezi potansiyeli Türkiye’nin elini güçlendiriyor

Kısaca

Türkiye Yatırım Konferansı, Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Karter ile değerlendirildi; yatırımcı temasları verimli geçti. Türkiye’nin küresel yatırım akışını etkileyen kurumlar ve toplantılar, bilgi paylaşımının güçlenmesini hedefliyor. Türkiye’nin ticaret ve tedarik zinciri konumunun güçlenmesi açısından uluslararası yatırımcı iletişimi önemli görülüyor.

Ana mesele

Yatırımcı temasları ve bölgesel odaklar, Türkiye’nin yatırım ve ticaret konumunu güçlendirecek.

Ne değişti?

Uluslararası yatırımcılarla düzenli temaslar bilgi akışını güçlendirme potansiyeline işaret ediyor.

Beni nasıl etkiler?

Okuyucuya yatırım ve ticaret kararlarında yakın takip gerekliliğini hatırlatır.

Ne oldu?

TAİK ile 19. Türkiye Yatırım Konferansı düzenlendi ve verimli geçti.

Neden şimdi?

Uluslararası yatırımcılarla temaslar sayesinde bilgi akışının güçlendirilmesi gerekliliği öne çıkıyor.

Neden önemli?

Türkiye’nin yatırım ve ticaret konumunu güçlendirme potansiyeli bulunuyor.

Kimler etkileniyor?

  • yatırımcılar
  • finans sektörü
  • şirketler
  • kamu tarafı

Sektör ve piyasa etkisi

pozitif yönde etkileme potansiyeli hissediliyor

Riskler

  • bilgi akışının kesintiye uğraması
  • jeopolitik gelişmelerin etkisi
  • düzenleyici belirsizlikler

Takip edilmesi gerekenler

  • karar alma süreçlerinin değişimi
  • yüksek profilli toplantıların tekrarı
  • piyasa katılımcılarının tepkileri
  • Türkiye’nin konumundaki değişimler

Haberin tamamı

<p><strong>DIŞ </strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altındaki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) davetiyle gittiğim New York’ta, <strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”</strong>nı birlikte organize ettikleri Citibank Türkiye Genel Müdürü <strong>Emre Karter</strong>’le sohbet ettik, 3 günlük organizasyonu değerlendirdik.</p>

<p><strong>Emre Karter, </strong>söze şu değerlendirmeyle girdi:</p>

<p>- <strong>TAİK ile birlikte gerçekleştirdiğimiz </strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı” <strong>son derece verimli geçti. Hem doğrudan yatırımları değerlendiren uzun vadeli yatırımcılarla hem de Türkiye’ye portföy yatırımı yapanlarla bir araya gelme fırsatımız oldu.</strong></p>

<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6abc90810d3b3-1790742657.png" alt="" width="647" height="589" /></strong>Yatırımcılarla bu tür doğrudan temasların önemine değindi:</p>

<p>- <strong>Türkiye’yi dışarıdan takip eden bir yatırımcının burada olup şirketlerle, kamu tarafıyla, finans sektörüyle ve diğer piyasa katılımcılarıyla bir araya gelmesi, gelişmeleri yerinde değerlendirme imkanı sağlıyor.</strong></p>

<p>Önceki hafta İstanbul’da yurt dışından yatırımcılarla benzer toplantı gerçekleştirdiklerini kaydetti:</p>

<p>- <strong>Bu tür buluşmaların düzenli olarak yapılması, Türkiye ile uluslararası yatırımcılar arasındaki bilgi akışının ve diyalogun güçlenmesi açısından son derece faydalı.</strong></p>

<p>Citi’nin dünyanın çok geniş coğrafyasında faaliyet gösterdiklerini anımsattı:</p>

<p>- <strong>Dolayısıyla farklı pazarlarda ve farklı coğrafyalarda yaşanan ekonomik ve jeopolitik gelişmeleri, bunların şirketlerin yatırım ve ticaret kararlarına nasıl yansıdığını yakından gözleme imkanımız oluyor.</strong></p>

<p>Bu küresel perspektifin Türkiye açısından önemli olduğunu kaydetti:</p>

<p>- <strong>Farklı pazarlardaki gelişmelerin Türkiye’nin ticaret, tedarik zincirleri ve yatırım açısından konumunu nasıl etkileyebileceğini birlikte değerlendirebiliyoruz.</strong></p>

<p>Türkiye’deki gelişmeleri de uluslararası yatırımcılarla konuşurken daha geniş bir küresel çerçevede ele almanın mümkün olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>- <strong>İçinde bulunduğumuz küresel konjonktürde Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın ve ekonomik bağlantılarının da ayrı bir önem taşıdığını görüyoruz.</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin, küresel ticaretin ve tedarik zincirlerinin ne kadar dinamik hale geldiğini bir kez daha gösterdiğini vurguladı:</p>

<p>- <strong>Şirketler ve ülkeler tedarik zincirlerini ve ticaret rotalarını daha fazla çeşitlendirmeye, alternatif güzergahlar oluşturmaya çalışıyor.</strong></p>

<p><strong>Emre Karter, </strong>bu noktada Türkiye’nin önemli avantajları olduğunun altını çizdi:</p>

<p>- <strong>Türkiye’nin konumunu artık sadece </strong>“Doğu ile Batı arasında bir köprü” <strong>şeklinde tarif etmenin olmadığını düşünüyorum.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli bir üretim merkezi, lojistik merkezi ve bölgesel etki merkezi özelliklerini bir arada taşıyan potansiyeliyle öne çıktığını irdeledi:</p>

<p>- <strong>Güçlü üretim yapısı, lojistik imkanları, nitelikli insan kaynağı ve Avrupa, Asya ve Ortadoğu’ya erişimi, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye’nin elini güçlendiren unsurlar.</strong></p>

<p>Çin’den Avrupa’ya ulaşan bir ürün için artık tek bir ticaret rotasından bahsetmenin mümkün olduğuna vurgu yaptı:</p>

<p>- <strong>Farklı alternatiflerin değerlendirilmesi giderek daha önemli hale geliyor. Türkiye’nin bu yeni ticaret ve tedarik zinciri denklemindeki konumu da bu nedenle önem taşıyor.</strong></p>

<p>Burada meselenin yalnızca bir ürünün Türkiye’den geçmesi olmadığı üzerinde durdu:</p>

<p>- <strong>Bu ticaretin beraberinde üretim, depolama, lojistik, enerji, altyapı ve finansman gibi alanlarda yaratacağı ekonomik faaliyet de önemli.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önümüzdeki dönemde küresel değer zincirlerinde daha fazla yer almasının ve daha yüksek katma değerli faaliyetleri çekebilmesinin önemli olacağına değindi:</p>

<p>- <strong>Bunun için üretim kapasitesinin yanı sıra teknoloji, dijitalleşme, enerji ve nitelikli insan kaynağı alanlarında da ilerleme kaydedilmesi gerekiyor.</strong></p>

<p>Küresel şirketlerin yatırım kararlarıyla ilgili şu ayrıntıyla ilgili mesaj verdi:</p>

<p>- <strong>Küresel şirketlerin yatırım kararlarında sadece maliyet avantajı değil, verimlilik, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, teknoloji altyapısı ve uzun vadeli rekabet gücü gibi unsurlar da önem yaşıyor.</strong></p>

<p>Başta New York olmak üzere TAİK’le ABD’deki toplantılarda işbirliği içinde olan Citi Group’a bağlı Citibank Türkiye’nin Genel Müdürü <strong>Emre Karter</strong>’in gözlemleri önem taşıyor…</p>

<p>Citbank penceresinden Türkiye’nin <strong>“Üretim merkezi, lojistik merkezi ve bölgesel etki merkezi” </strong>yönleriyle öne çıkmasını olumlu mesaj şeklinde görmek gerekiyor…</p>

<h2><span style="color: #e03e2d;">‘COP31’ Türkiye için önemli çıpa olabilir</span></h2>

<p><strong>CITIBANK </strong>Türkiye Genel Müdürü <strong>Emre Karter, </strong>bu yıl Türkiye açısından önemli bir başlığın <strong>“COP31” </strong>ev sahipliği olduğunu belirtti:</p>

<p>- <strong>New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 CEO’su Fatma Varank’ın da katıldığı, müşterilerimiz ve farklı sektörlerden paydaşlarla bir toplantı gerçekleştirdik.</strong></p>

<p>Toplantıya yoğun ilgi gösterildiğini bildirdi:</p>

<p>- “COP31”<strong>, Türkiye açısından önümüzdeki döneme bakarken önemli bir çıpa olabilir. Çünkü burada yalnızca bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yapmaktan söz etmiyoruz.</strong></p>

<p>İklim finansmanı, enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, sürdürülebilir altyapı ve yeni teknolojiler gibi Türkiye açısından uzun vadeli yatırım fırsatlarının bulunduğu çok geniş bir gündem olduğunu vurguladı:</p>

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Üretim, lojistik ve bölgesel etki merkezi potansiyeli Türkiye’nin elini güçlendiriyor · Mercek akışına dön