Ekonomi
Yapay Zeka, Vergi Sistemlerini Dönüştürebilir: ABD ve Küresel Perspektifler
Kısaca
ABD'de vergi faturalarından yatırım harcamaları nedeniyle vergi geliri beklenenden düşük oldu Yapay zeka altyapısına yönelik yatırım artışı, vergilendirilebilir kâr üzerinde indirim imkanı yaratıyor OECD ülkelerinde emek gelirlerinin vergi büyüklüğündeki payı sürmekte; yapay zeka bu dağılımı zorlayabilir
Ana mesele
Yapay zekanın dünya çapındaki vergi sistemlerini dönüştürme potansiyeli, vergi gelirlerini ve vergi tabanını yeniden şekillendirebilir
Ne değişti?
Güçlü teknolojik büyümenin vergi tabanında beklenmedik esneklikler yaratabileceği yönünde erken işaretler var
Beni nasıl etkiler?
Şirketler ve yatırım kararları için vergi planlaması ve yatırım baskıları değişebilir
Ne oldu?
ABD'de düzenlemelerin yatırım harcamalarını düşürmesiyle vergi gelirlerinde beklenenden daha büyük düşüş kaydedildi
Neden şimdi?
Yapay zeka yatırımları ve yüksek kârlılık, vergilendirilebilir kârı artıran/düşüren dinamikleri güçlendiriyor
Neden önemli?
Vergi tabanı daralabilir; uzun vadede bütçe açıkları büyüyebilir, kamu maliyesi etkilenir
Kimler etkileniyor?
- Şirketler ve yatırımcılar
- Hükümetler ve vergi idareleri
Sektör ve piyasa etkisi
Kamu maliyesi ve teknoloji sektörü üzerinde baskı ve düzenleyici belirsizlik oluşabilir
Riskler
- Vergi tabanının daralması nedeniyle bütçe açıklarının büyümesi
- Kamu borcunun GSYİH’ye oranının yükselme riski
- Regülasyonlar arasında uyumsuzluklar
Takip edilmesi gerekenler
- Yapay zeka yatırımlarının ölçeği ve hızında artış
- Vergi gelirlerinde beklenen/gerçekleşen farklar
- Kamu maliyesi için olası bütçe etkileri
- Uluslararası koordinasyon ve olası politika değişiklikleri
Haberin tamamı
ABD'de şirketlerin vergi faturalarından daha fazla yatırım harcamasını düşebilmesine imkan veren düzenlemeler, hükümetin bu yıl daha düşük vergi geliri beklemesine yol açtı. Ancak gerçekleşen düşüş tahminlerin ötesine geçti.
Bunda teknoloji şirketlerinin yüksek kârlılıklarının yanı sıra yapay zeka yatırımları için yaptıkları yüksek sermaye harcamaları da etkili oldu. Şirketler, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlarını artırdıkça vergilendirilebilir kârları üzerinde daha fazla indirim imkanına sahip oluyor.
Bu gelişme, yapay zekanın dünya genelindeki vergi sistemlerinde yaratabileceği değişimin erken bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan yapay zekanın ekonomiyi büyütmesi, hükümetler açısından önemli bir fırsat da yaratabilir. Ekonomistler, üretkenlik artışının ekonomik büyümeyi hızlandırarak uzun vadede kamu borcunun milli gelire oranını aşağı çekebileceğini öngörüyor.
Karen Dynan, Douglas Elmendorf ve Louise Sheiner tarafından yapılan bir çalışmaya göre, yapay zekanın sağlayacağı daha yüksek ekonomik büyüme, 30 yıl sonra ABD'nin borç/GSYİH oranını mevcut eğilime kıyasla yaklaşık yüzde 50 azaltabilir.
Ancak bu durum kamu maliyesindeki sorunları tamamen ortadan kaldırmayabilir. Ekonomi daha hızlı büyüse bile vergi gelirlerinin kamu harcamalarının gerisinde kalması, bütçe açıklarının büyümeye devam etmesine yol açabilir.
Vergi sistemi emeğe dayanıyor
Sorunun temelinde, mevcut vergi sistemlerinin önemli ölçüde emek gelirlerine dayanması bulunuyor.
OECD ülkelerinde kişisel gelir vergileri ve sosyal güvenlik primleri toplam vergi gelirleri içinde önemli ve giderek artan bir paya sahip. ABD'de federal vergi gelirlerinin yaklaşık dörtte üçü işgücünden elde ediliyor. Tüketim ve sermaye gelirleri üzerinden alınan vergilerin payı ise daha düşük.
Yapay zekanın çalışanların yerini aldığı veya ücret artışlarını sınırladığı, buna karşılık şirket kârlarını yükselttiği bir ekonomik yapı bu vergi dağılımını zorlayabilir.
Anthropic'ten Anton Korinek ve Virginia Üniversitesi'nden Lee Lockwood, yapay zekanın emeğin milli gelir içindeki payını azaltması halinde geleneksel vergi tabanının da daralabileceğine dikkat çekiyor.
Yale Budget Lab'in farklı senaryolarına göre yapay zeka, yıllık GSYİH büyümesini yüzde 3,3'e kadar artırabilir. Ancak bunun kamu gelirlerine etkisi, yaratılan ek gelirin sermaye ile emek arasında nasıl dağıldığına bağlı olacak.
İşgücünün payı azalırsa bütçe açıkları büyüyebilir
Yapay zekanın ekonomik etkisinin ne kadar büyük olacağı ise belirsizliğini koruyor. Yale ekonomistleri şimdilik daha sınırlı bir dönüşüm öngörürken, bazı araştırmacılar çok daha kapsamlı bir değişim ihtimalini değerlendiriyor.
The Economist'in hesaplamasına göre, yapay zekanın ulusal gelirde işgücünün payını 10 puan azaltması halinde, özellikle çalışanlardan alınan vergilere yüksek oranda bağımlı ülkelerde kamu maliyesi ciddi baskı altında kalabilir.
Sermaye gelirlerini daha yüksek oranda vergilendiren Avustralya ve Güney Kore gibi ülkeler bu değişimden daha sınırlı etkilenebilir. Buna karşılık işgücü vergilerine daha fazla dayanan ülkelerde bütçe açıkları belirgin şekilde büyüyebilir.
İtalya, söz konusu senaryoda en fazla etkilenen büyük ekonomiler arasında yer alıyor. Harcamaların GSYİH'ye oranının değişmediği varsayımıyla ülkenin bütçe açığının milli gelire oranı iki katından fazla artabilir. Fransa ve Almanya da önemli bir baskıyla karşı karşıya kalabilir.
ABD'de ise hem işgücünün sermayeye kıyasla yüksek oranda vergilendirilmesi hem de ücret ve maaşların GSYİH içindeki yüksek payı nedeniyle vergi gelirlerinde önemli bir düşüş yaşanabilir.
Kamu hizmetlerinde yapay zeka ikilemi
Vergi gelirlerinin milli gelire oranının düşmesi tek başına kamu maliyesinin kötüleştiği anlamına gelmeyebilir. Ekonomi yüzde 30 büyürken reel vergi gelirleri yüzde 20 artarsa, devlet ekonominin toplam büyüklüğü içindeki payını kaybetse bile daha fazla kaynağa sahip olabilir.
Üstelik hükümetlerin yapay zekayı kamu hizmetlerinde kullanması, aynı bütçeyle daha fazla hizmet sunulmasını sağlayabilir. Sağlık alanında yapay zekanın planlama, teşhis ve ilaç geliştirme süreçlerini iyileştirmesi ve maliyetleri düşürmesi bunun örneklerinden biri olabilir.
Ancak bunun tersi de mümkün. Yapay zeka bazı kamu hizmetlerinin maliyetini artırırken bu hizmetlere yönelik talebi de yükseltebilir.
Bunun bir nedeni, ekonomistlerin "maliyet hastalığı" olarak tanımladığı süreç olabilir. Yapay zekanın verimliliği özellikle yazılım geliştirme gibi alanlarda hızla artırması, bu sektörlerde ücretlerin yükselmesine yol açabilir. Kamu gibi verimlilik artışının daha sınırlı olduğu alanlar ise çalışanlarını kaybetmemek için daha yüksek ücret ödemek zorunda kalabilir.
Bu durum kamu hizmetlerinin maliyetini artırabilir.
İşsiz kalanlara yönelik destek maliyeti artırabilir
Yapay zekanın işgücü üzerindeki etkisi yalnızca vergi gelirleriyle sınırlı olmayabilir. Teknoloji nedeniyle işini kaybeden kişilerin yeniden eğitim, işsizlik yardımı ve diğer sosyal desteklere ihtiyaç duyması kamu harcamalarını artırabilir.
Bazı hükümetler, bu dönüşümün sosyal etkilerini sınırlamak amacıyla evrensel temel gelir gibi uygulamaları da gündeme getirebilir.
The Economist'in İtalya için yaptığı senaryoda, yapay zeka nedeniyle işini kaybedenlerin gelir kaybının tamamen telafi edilmesi halinde hükümetin yılda yaklaşık 200 milyar dolar ek kaynak bulması gerekebileceği hesaplanıyor. Bu tutar GSYİH'nin yaklaşık yüzde 10'una denk geliyor.
Yapay zekaya doğrudan vergi seçeneği
Hükümetlerin karşı karşıya olduğu seçeneklerden biri, yapay zekanın kullanımını doğrudan vergilendirmek.
Bazı ekonomistler, modellerin eğitilmesi ve çalıştırılması için kullanılan hesaplama gücüne vergi uygulanmasını öneriyor. Bir başka seçenek ise yapay zeka modellerinin her kullanımına yönelik bir vergi getirilmesi.
Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.
Kaynaklar
Yapay Zeka, Vergi Sistemlerini Dönüştürebilir: ABD ve Küresel Perspektifler · Mercek akışına dön